Kelimeler arşivi içinde; başında "yetmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. yetmek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yetmek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yetmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YETMEK
YETMEK
Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak. Olgunlaşmak. Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek. Bir yaşa erişmek, ulaşmak. Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak. Yeterli sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YETMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DURDURABİLMEK
Durdurmaya gücü yetmek.
ABANDIRABİLMEK
Abandırmaya gücü yetmek.
DOĞRAYABİLMEK
Doğramaya gücü yetmek.
NEFYETME
Nefyetmek işi.
DOLAYABİLMEK
Dolamaya gücü yetmek.
YETİŞMEK
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Üremek, büyümek, olmak. Vakit bulmak, yapabilmek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Yardım etmek, yardımına koşmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Ortaya çıkmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.
HAZIRLAYABİLMEK
Hazırlamaya gücü yetmek.
FIRLATABİLMEK
Fırlatmaya gücü yetmek.
SÜRMEK
Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
YETME
Yetmek işi.
ÇIKIŞMAK
Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak. Yeter olmak, yetmek.
TAYYETME
Tayyetmek işi.
GİTMEK
Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.
ELVERMEK
Yetmek, yetecek kadar olmak. Uygun gelmek.
İTTİREBİLMEK
İttirmeye gücü yetmek.
İYİLEŞTİREBİLMEK
İyileştirme imkânı veya olasılığı bulunmak. İyileşmesinde etkili olmak. İyileşmesine gücü yetmek.
DÜRÜŞMEK
Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.
ÇIHIŞMAK
Dövüşmek, kavga etmek. Yeter olmak, yetmek. Çıkışmak, kızmak.
ARALAYABİLMEK
Aralamaya gücü yetmek, aralama olasılığı bulunmak.
ASTIRABİLMEK
Astırmaya gücü yetmek veya astırma olasılığı bulunmak.