YELKE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yelke" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. yelke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yelke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yelke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YELKENBULUTU

11 harfli kelimeler

YELKENCİLER, YELKENCİLİK, YELKENKANAT, YELKENLEMEK

10 harfli kelimeler

YELKELEMEK, YELKENLEME

9 harfli kelimeler

YELKENLER, YELKENLİK

8 harfli kelimeler

YELKENCİ, YELKENLİ, YELKESEN

6 harfli kelimeler

YELKEN

5 harfli kelimeler

YELKE

Bazı kelimelerin anlamları

YELKE

Yele. Dağın doruğa yakın bölümü. Küçük tepe. Boyunduruğun hayvan ensesine gelen yeri. Tütün yaprağının kıyısı. Saç. Kandırmaca. Atılmış pamuk. Balık yüzgeci.

YELKENLER

Bolu şehrinde, Gerede ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YELKENKANAT

Sert bir iskeleti olan, hava akımlarına dayanıklı, motorlu veya motorsuz tek kişilik uçuş aracı.

YELKENLEMEK

Yelken açıp yola çıkmak. İnsan, akli dengesini az veya çok yitirmek. Kaçıp gitmek.

YELKENCİLİK

Teknelerle yapılmış olan gezi, spor ve yarışmalar.

YELKENCİLER

Tersane halkının, beylik kalyonlarda yelken kullanma görevini yapan sınıfı.

YELKENBULUTU

Hava açıkken görünen ve yel çıkacağının belirtisi sayılan bulutçuk.

YELKENLİK

Esintili hava.

YELKESEN

Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, yelkıran, rüzgârlık.

YELKENLİ

Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken.

YELKENLEME

Yelkenlemek işi.

YELKENCİ

Yelken diken kimse. Yelken sporuyla uğraşan kimse. Yelkenleri açma, indirme, toplama vb. işlerde çalışan gemici.

YELKELEMEK

Kışkırtmak.

YELKEN

Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü. Yelkenli.

  -   -   -  

Anlamında YELKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YELKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖRDEK

Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.

AYIBACAĞI

Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

ARİYA

Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.

CAMADAN

Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

FLOK

Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken.

BORİNA

Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.

ELLİK

Eldiven. Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılmış olan bir araç.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

BRİK

İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.

BARÇA

Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

DONANIM

Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.

APAZLAMAK

Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.

BABAFİNGO

Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.

ÇEKTİRİ

Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme.

BASTİKA

Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.

CÖNK

Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili. Büyük yelkenli gemi.