Sonu YAVAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yavan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yavan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yavan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yavan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAVAN

Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.

AKYAVAN

Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.

  -   -   -  

Anlamında YAVAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAVANLIK

Yavan olma durumu.

YAŞIK

Yaşıt. Meyve sandığı. Yağsız, katıksız (yavan sözüyle birlikte kullanılır). Işık, parıltı, parlaklık.

MESMURSUZ

Zevksiz, yavan, dinlemeye değmez (söz için). Sözüne değer verilmez, tatsız tuzsuz konuşan, saygısız kişi. Yakışıklı olmayan, çirkin yüzlü kişi. Yersiz, gereksiz, densiz biçimde.

HALAK

Yavan, tatsız: Halak mısırın unundan iyi ekmek olmaz. Mahalle.

YAVANLAŞTIRMA

Yavanlaştırmak işi.

CABIN

Yağsız, yavan.

YALKI

Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.

YAVANLAŞMAK

Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.

YAVINCIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek. Ezilip büzülerek, yalvarıcı bir tavırla durumunu anlatmak. Özür dilemek. Caymak. Yavanlaşmak, tatsızlaşmak. Yakınarak yalvarmak. Acıkmak.

YAVANLAŞMA

Yavanlaşmak işi.

EHVAN

Pişkin olmayan, yavan. Ucuz.

YALHI

Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.

ZIRTALAK

Yavan, özsüz.

ZIRTLAK

Yavan, tatsız.

SULULAŞMAK

Yersiz, yavan şakalar yapmak. Kadınlara tatsız iltifatlarda bulunmak.

DUZSUZLUK

Yavanlık, bencillik.

KATIKSIZ

Katığı olmayan, yavan. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen. Yabancı bir şeyle karışmamış.

CABINDIRIK

Yağsız, yavan. Sinirli, yağsız et.

YAVANLAŞTIRMAK

Yavan duruma getirmek.

DUZSUZ

Bayağı, yavan kişi. Fırında pişen bir çeşit tuzsuz çörek.