YAVAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yavan" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. yavan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yavan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yavan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

YAVANLAŞMAK

10 harfli kelimeler

YAVANCIMAK, YAVANLAŞMA, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK

8 harfli kelimeler

YAVANLIK, YAVANNIH

6 harfli kelimeler

YAVANI

5 harfli kelimeler

YAVAN

Bazı kelimelerin anlamları

YAVAN

Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.

YAVANLAŞTIRMAK

Yavan duruma getirmek.

YAVANLAŞMA

Yavanlaşmak işi.

YAVANLAŞTIRMA

Yavanlaştırmak işi.

YAVANLIK

Yavan olma durumu.

YAVANNIH

Yoksulluk, yiyeceksizlik. Katık.

YAVANLAŞMAK

Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.

YAVANSAMAK

Tadını alamamak.

YAVANCIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek.

YAVANI

Yabanıl. Görgüsüz, iyi eğitilmemiş kimse.

YAVANSIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek.

  -   -   -  

Anlamında YAVAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YALHI

Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.

CABINDIRIK

Yağsız, yavan. Sinirli, yağsız et.

AKYAVAN

Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.

EHVAN

Pişkin olmayan, yavan. Ucuz.

YALKI

Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.

YAVINCIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek. Ezilip büzülerek, yalvarıcı bir tavırla durumunu anlatmak. Özür dilemek. Caymak. Yavanlaşmak, tatsızlaşmak. Yakınarak yalvarmak. Acıkmak.

ZIRTLAK

Yavan, tatsız.

YAŞIK

Yaşıt. Meyve sandığı. Yağsız, katıksız (yavan sözüyle birlikte kullanılır). Işık, parıltı, parlaklık.

ZIRTALAK

Yavan, özsüz.

DUZSUZLUK

Yavanlık, bencillik.

MESMURSUZ

Zevksiz, yavan, dinlemeye değmez (söz için). Sözüne değer verilmez, tatsız tuzsuz konuşan, saygısız kişi. Yakışıklı olmayan, çirkin yüzlü kişi. Yersiz, gereksiz, densiz biçimde.

KATIKSIZ

Katığı olmayan, yavan. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen. Yabancı bir şeyle karışmamış.

DUZSUZ

Bayağı, yavan kişi. Fırında pişen bir çeşit tuzsuz çörek.

CABIN

Yağsız, yavan.

HALAK

Yavan, tatsız: Halak mısırın unundan iyi ekmek olmaz. Mahalle.

SULULAŞMAK

Yersiz, yavan şakalar yapmak. Kadınlara tatsız iltifatlarda bulunmak.