Kelimeler arşivi içinde; başında "yavan" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. yavan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yavan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yavan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAVANLAŞTIRMAK
YAVANLAŞTIRMA
YAVANLAŞMAK
YAVANCIMAK, YAVANLAŞMA, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK
YAVANLIK, YAVANNIH
YAVANI
YAVAN
YAVAN
Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.
YAVANLAŞTIRMAK
Yavan duruma getirmek.
YAVANLAŞMA
Yavanlaşmak işi.
YAVANLAŞTIRMA
Yavanlaştırmak işi.
YAVANLIK
Yavan olma durumu.
YAVANNIH
Yoksulluk, yiyeceksizlik. Katık.
YAVANLAŞMAK
Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.
YAVANSAMAK
Tadını alamamak.
YAVANCIMAK
Çok acıkmak, midesi ezilmek.
YAVANI
Yabanıl. Görgüsüz, iyi eğitilmemiş kimse.
YAVANSIMAK
Çok acıkmak, midesi ezilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YALHI
Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.
CABINDIRIK
Yağsız, yavan. Sinirli, yağsız et.
AKYAVAN
Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.
EHVAN
Pişkin olmayan, yavan. Ucuz.
YALKI
Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.
YAVINCIMAK
Çok acıkmak, midesi ezilmek. Ezilip büzülerek, yalvarıcı bir tavırla durumunu anlatmak. Özür dilemek. Caymak. Yavanlaşmak, tatsızlaşmak. Yakınarak yalvarmak. Acıkmak.
ZIRTLAK
Yavan, tatsız.
YAŞIK
Yaşıt. Meyve sandığı. Yağsız, katıksız (yavan sözüyle birlikte kullanılır). Işık, parıltı, parlaklık.
ZIRTALAK
Yavan, özsüz.
DUZSUZLUK
Yavanlık, bencillik.
MESMURSUZ
Zevksiz, yavan, dinlemeye değmez (söz için). Sözüne değer verilmez, tatsız tuzsuz konuşan, saygısız kişi. Yakışıklı olmayan, çirkin yüzlü kişi. Yersiz, gereksiz, densiz biçimde.
KATIKSIZ
Katığı olmayan, yavan. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen. Yabancı bir şeyle karışmamış.
DUZSUZ
Bayağı, yavan kişi. Fırında pişen bir çeşit tuzsuz çörek.
CABIN
Yağsız, yavan.
HALAK
Yavan, tatsız: Halak mısırın unundan iyi ekmek olmaz. Mahalle.
SULULAŞMAK
Yersiz, yavan şakalar yapmak. Kadınlara tatsız iltifatlarda bulunmak.