Kelimeler arşivi içinde; başında "yasan" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. yasan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yasan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yasan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YASANDIRMAK
YASANLAMAK, YASANLILIK, YASANNAMAK, YASANNIMAK
YASANIMAH
YASANMAK
YASANLI
YASAN
YASAN
Dokuztaş oyununda üç taşı bir sıraya dizme. Birdenbire yapılan baskın, korkutma (oyunda). Düzen, oyun, dalavere. İm, belirti. Bir işi yapma isteği, hazırlığı, kararı. Öngörü. Düzen. İnsanın önceden tasarlayıp ulaşmak için çabalarını üzerinde yoğunlaştırdığı bir erek. Tertip, düzen. Bir işi yapma isteği, karar.
YASANNIMAK
Kestirmek, öngörmek. Saptamak.
YASANMAK
Yatmak, uzanmak, serilmek, devrilmek. Meyletmek, dayanmak, niyetlenmek, tasarlamak. Karargâh edinmek.
YASANLILIK
Toplumsal düzenlerin, insan eylemlerinin, örgensel yapıların ve benzerleri karmaşık nedensellik bağlantılarındaki ve yasalılık gösteren gelişmelerindeki yön belirliliği.
YASANLI
Sözlü, nişanlı.
YASANNAMAK
Bir işi yapmayı tasarlayıp, olanak gözetmek. Gizlice gözlemek, izlemek, incelemek. Kestirmek, öngörmek. İm, işaret koymak. Hazırlamak.
YASANIMAH
Tasarlamak, akıldan geçirmek.
YASANLAMAK
Bir işi yapmayı tasarlayıp, olanak gözetmek. Gizlice gözlemek, izlemek, incelemek. Kestirmek, öngörmek. Saptamak. Öğrenmek: Olduğu yeri yasanladım. Sezmek. Düzenlemek, gözden geçirmek: Ben onu birkaç gün önce yasanlamıştım. Öfkesini geçirmek, yatıştırmak (birinin). Buyruğu altına almak, aşağılamak. Nişanlamak, sözlemek, başını bağlamak.
YASANDIRMAK
Kurulu yayı açtırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YASAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DURGUNLUK
Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.
YASAL
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
MİYAR
Değerli madenlerde yasanın istediği ağırlık, saflık ve değer derecesini gösteren ölçü. Ölçüt, ölçü. Ayıraç.
GENELLEŞTİRME
Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.
ÖNBİLGİ
(Durkheim) Bütün bilimlerin, özellikle de toplumbilimin temelinde yatan ve toplumsal olguların nesnel olarak tanınabilmesi için ortadan kaldırılması gereken ön tasarımlar. Bir yasanın, bir yargının, bir buyruğun gerekçesini oluşturmak üzere başa eklenen kısa yazı.
NOTER
Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü, belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi, kâtibiadil. Bu görevlinin çalıştığı yer, noterlik.
ERGİN
Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.
YASALI
Yasaya uygun veya yasanın buyurduğu, kanuni.
LAFIZ
Söz, kelime. Yasanın sözle anlatmak, bildirmek istediği anlam.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
REVİZYONCULUK
Bir öğretinin, bir anayasanın, bir antlaşmanın yeniden gözden geçirilmesi için savaşan kimse veya yeniden gözden geçirmeyi gerektiren görüş, revizyonizm.