Sonu YARICI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yarıcı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yarıcı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yarıcı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yarıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YARICI

Ortakçı.

UYARICI

Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih.

  -   -   -  

Anlamında YARICI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAN

İçi oyularak kurutulmuş patlıcan. Kağnıda yanlara konan ağaç. Değirmenlerde tahılın bitmesini haber veren, taş üzerine sarkan ipe bağlı maden parçaları. Lavabo, banyo. İyi burulmadığı için ne tam burulmuş ne de boğa olarak kalabilmiş öküz. İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana. Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Yarışlık koşularında, sayı dönülerini ve son dönüyü koşuculara bildirmek için, dönü başlarında çalışan çan. Yumruk oyunu dönemlerinin başlangıç ve bitimini bildirmek için kullanılan uyarıcı. Araba tekerlerinde biriken çamuru temizlemekte kullanılan demir parçası. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Elâzığ kenti, Çan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

MÜNEBBİH

Uyarıcı.

DEMEKARYUM

Asetil kolin esterazın etkinliğini engelleyerek etkiyen, dolaylı etkili bir parasempatik sistemini uyarıcı ilaç.

İRKİLMEK

Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.

EKSİTOTOKSİN

Uyarıcı amino asit almaçlarını yüksek çekicilikte uyaran kainik asit ve kiskalat veya kiskalik asit bileşiklerine verilen ad.

DOPİNG

Bir spor yarışması sırasında vücuda ek enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilaç.

UYARICILIK

Uyarıcı olma durumu.

KAFEİN

Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde.

SİREN

İtfaiye, cankurtaran ve polis araçlarında bulunan, tiz ses çıkaran uyarıcı alet. Üst tarafı kız, alt tarafı balık olduğuna inanılan deniz kızı.

EYNAR

Yarıcı, ortakçı, bölücü. Tarlada kalabalık iş yaparken kenarda çalışan kişi.

İBRET

Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç. Çirkin, kötü, acayip.

ANALEPTİK

Özellikle anestezik ilaçların kalp-dolaşım ve solunum üzerine yaptıkları depresyona karşı kullanılan merkezi sinir sistemi uyarıcıları.

KOLA

Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).

EFEDRİN

Özellikle Çin'de yetişen efedra türü bitkilerden elde edilen, alfa ve beta adrenerjik almaçlar üzerine uyarıcı yönde etki yapan, alerjik reaksiyonların engellenmesi, solunum yollarının genişletilmesi, kanlanma ve ödemin geriletilmesi gibi amaçlarla kullanılan sempatomimetik bir ilaç.

ESRAR

Gizler, sırlar. Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde.

UYARAN

Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı. Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı.

ORTAKÇILIK

Toprağın işlenmesi sonucunda elde edilecek ürünün, toprak sahibi ile toprağı işleyen arasında koşulları önceden belirlenen özel sözleşmeye göre paylaşılmasına dayanan işletme biçimi, yarıcılık, marabacılık.

YÖNELİM

Yönelme işi. Bitki, hayvan vb. canlı varlıkların, ışık, ısı, besin gibi türlü uyarıcı sebeplerin etkisi altında, bu uyarıcılara doğru veya tersine yer değiştirmeleri olayı, doğrulum, güne doğrulum, tropizm. Bireyin içinde bulunduğu yer ve zamanın, çevresindekilerin ve kendisinin farkında olması durumu. Kendi durumunu veya bulunduğu yerin durumunu başka yerlere göre belirleme. Bireyin, karşılaştığı karışık ve sorunlu durumlar karşısında belirlediği tutum.

ATİMİZOL

Yapısında ksantin çekirdeği bulunan ve uyarıcı olarak kullanılan bir ilaç.

ORTAKÇI

Ortakçılık yapan kimse, yarıcı, maraba. Konakçının sindirilmemiş besininden yararlanan konuk.