Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vermek" olan, toplam 550 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vermek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vermek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vermek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEĞİŞTİRİLİVERMEK, DENKLEŞTİRİVERMEK, HEYECANLANIVERMEK, İSİMLENDİRİVERMEK
ABANOZLAŞIVERMEK, ACAYİPLEŞİVERMEK, BİRLEŞTİRİVERMEK, ÇAĞRIŞTIRIVERMEK, ÇIRPIŞTIRIVERMEK, ÇİRKİNLEŞİVERMEK, DİZGİNLEYİVERMEK, HUYSUZLAŞIVERMEK, SAMİMİLEŞİVERMEK, YUMURTLAYIVERMEK
ACEMİLEŞİVERMEK, ALKIŞLAYIVERMEK, ARIZALANIVERMEK, AYDINLANIVERMEK, AYDINLATIVERMEK, BAĞIŞLAYIVERMEK, BALTALAYIVERMEK, BELGELEYİVERMEK, BESTELEYİVERMEK, BETİMLEYİVERMEK, BIÇAKLAYIVERMEK, BİÇİMLENİVERMEK, BİTİŞTİRİVERMEK, BOĞAZLAYIVERMEK, BOMBALAYIVERMEK, BOŞALTILIVERMEK, BÖLÜŞTÜRÜVERMEK, BUHARLAŞIVERMEK, BULANDIRIVERMEK, BULAŞTIRIVERMEK, BULUTLANIVERMEK, CELALLENİVERMEK, ÇALIŞTIRIVERMEK, ÇEKİÇLEYİVERMEK, ÇİZİKTİRİVERMEK, ÇÖZÜMLENİVERMEK, ÇÖZÜMLEYİVERMEK, ÇUVALLAYIVERMEK, DAMGALANIVERMEK, DEĞERLENİVERMEK, Devamını Oku »»
ABANDIRIVERMEK, AÇIKLAYIVERMEK, AKTARILIVERMEK, ALÇILAYIVERMEK, ALEVLENİVERMEK, ALGILAYIVERMEK, ALIKLAŞIVERMEK, ANIMSATIVERMEK, ANIMSAYIVERMEK, ARAKLAYIVERMEK, ARAŞTIRIVERMEK, ATEŞLEYİVERMEK, ATIŞTIRIVERMEK, AYARLAYIVERMEK, AYIKLANIVERMEK, AYIKLAYIVERMEK, BIRAKILIVERMEK, BİTİRİLİVERMEK, BUĞULANIVERMEK, ÇİSELEYİVERMEK, ÇİVİLEYİVERMEK, DAĞITILIVERMEK, GEVELEYİVERMEK, İLİŞTİRİVERMEK, İNANDIRIVERMEK, KALDIRTIVERMEK, KAPISALIVERMEK, KARALAYIVERMEK, OLUŞTURUVERMEK, RASTLAYIVERMEK, Devamını Oku »»
ACILAŞIVERMEK, ALÇALTIVERMEK, ARALAYIVERMEK, BAĞLANIVERMEK, BAĞLAYIVERMEK, BASTIRIVERMEK, BAŞLATIVERMEK, BAŞLAYIVERMEK, BEKLETİVERMEK, BEKLEYİVERMEK, BELLEYİVERMEK, BİÇTİRİVERMEK, BİRLEŞİVERMEK, BİTLENİVERMEK, BOĞDURUVERMEK, BOLLAŞIVERMEK, BOŞALTIVERMEK, BOYLANIVERMEK, BURKULUVERMEK, CIZDIRIVERMEK, CIZLIYAVERMEK, ÇAĞLAYIVERMEK, ÇARPILIVERMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇATLAYIVERMEK, ÇEMKİRİVERMEK, ÇILDIRIVERMEK, ÇIRPINIVERMEK, ÇITLATIVERMEK, ÇİĞNEYİVERMEK, Devamını Oku »»
AKLAYIVERMEK, AKSIRIVERMEK, AKTARIVERMEK, ALÇALIVERMEK, ALDANIVERMEK, ALDATIVERMEK, ANLAŞIVERMEK, ANLATIVERMEK, ANLAYIVERMEK, ASTIRIVERMEK, ATLAYIVERMEK, AVLAYIVERMEK, AYRILIVERMEK, BAKIŞIVERMEK, BAŞARIVERMEK, BECERİVERMEK, BEĞENİVERMEK, BIDIRIVERMEK, BIRAKIVERMEK, BİLEYİVERMEK, BİRİKİVERMEK, BİTİRİVERMEK, BOĞULUVERMEK, BOŞALIVERMEK, BOŞANIVERMEK, BOŞAYIVERMEK, BOYANIVERMEK, BOYATIVERMEK, BOYAYIVERMEK, BOZULUVERMEK, Devamını Oku »»
ABANIVERMEK, ABEŞİVERMEK, ACIKIVERMEK, ACITIVERMEK, AÇILIVERMEK, AKITIVERMEK, ALIŞIVERMEK, ARAYIVERMEK, AŞINIVERMEK, AŞIRIVERMEK, ATILIVERMEK, AVUNUVERMEK, AVUTUVERMEK, AYIRIVERMEK, BURKUVERMEK, ÇARPIVERMEK, EBERİVERMEK, EDİNİVERMEK, EKİNİVERMEK, ELETİVERMEK, ERİTİVERMEK, ERİYİVERMEK, EZİLİVERMEK, ILIĞIVERMEK, ISINIVERMEK, ISIRIVERMEK, İLİŞİVERMEK, İNANIVERMEK, KALKIVERMEK, KAŞANVERMEK, Devamını Oku »»
KOYUVERMEK, SALIVERMEK, AYDIVERMEK, AYDİVERMEK, AYTIVERMEK, BAKIVERMEK, BASIVERMEK, BATIVERMEK, BAYIVERMEK, BİÇİVERMEK, BİNİVERMEK, BİTİVERMEK, BOĞUVERMEK, BULUVERMEK, BÜKÜVERMEK, CAYIVERMEK, COŞUVERMEK, ÇAKIVERMEK, ÇALIVERMEK, ÇATIVERMEK, ÇEKİVERMEK, ÇIKIVERMEK, ÇİZİVERMEK, ÇOKUVERMEK, ÇÖKÜVERMEK, ÇÖZÜVERMEK, DALIVERMEK, DELİVERMEK, DEŞİVERMEK, DEYİVERMEK, Devamını Oku »»
KOYVERMEK, AÇIVERMEK, AKIVERMEK, ALIVERMEK, ANIVERMEK, ASIVERMEK, AŞIVERMEK, ATIVERMEK, AZIVERMEK, EDİVERMEK, EPİVERMEK, EŞİVERMEK, EZİVERMEK, GOVVERMEK, GOYVERMEK, GÖYVERMEK, HİZVERMEK, IRIVERMEK, İÇİVERMEK, İNİVERMEK, İTİVERMEK, KALVERMEK, KEDVERMEK, KOLVERMEK, OLUVERMEK, OYUVERMEK, ÖLÜVERMEK, ÖNİVERMEK, ÖPÜVERMEK, UÇUVERMEK, Devamını Oku »»
ELVERMEK, GÖVERMEK, DEVERMEK, DÜVERMEK, GEVERMEK, GİVERMEK, GOVERMEK, GUVERMEK, GÜVERMEK, KOVERMEK, KÖVERMEK, KÜVERMEK, SUVERMEK, TİVERMEK, TUVERMEK, TÜVERMEK, YİVERMEK
EVERMEK, İVERMEK, ÖVERMEK, ÜVERMEK
VERMEK
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
İSİMLENDİRİVERMEK
Adlandırıvermek.
DİZGİNLEYİVERMEK
Koşuvermek: Hüsnügil tepecikten dizginleyiverdi. Fazla yük yüklenen hayvan dizlerini bükerek yürümek.
BİRLEŞTİRİVERMEK
Çabucak veya ansızın birleştirmek.
ÇAĞRIŞTIRIVERMEK
Çabucak veya ansızın çağrıştırmak.
DENKLEŞTİRİVERMEK
Çabucak denkleştirmek.
HUYSUZLAŞIVERMEK
Çabucak veya ansızın huysuzlaşmak.
ÇİRKİNLEŞİVERMEK
Ansızın çirkinleşmek.
YUMURTLAYIVERMEK
Aniden yumurtlamak.
SAMİMİLEŞİVERMEK
Çabucak samimileşmek.
DEĞİŞTİRİLİVERMEK
Çabucak veya ansızın değiştirilmek.
ACEMİLEŞİVERMEK
Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak.
ACAYİPLEŞİVERMEK
Çabucak acayipleşmek.
ÇIRPIŞTIRIVERMEK
Çabucak çırpıştırmak.
ABANOZLAŞIVERMEK
Çabucak abanozlaşmak.
HEYECANLANIVERMEK
Çabucak heyecanlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde VERMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANLATMAK
Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
ANLAMLANDIRMAK
Anlamını açıklamak. Anlam vermek, anlam kazandırmak.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ALTLAMAK
Özel diye alınan bir şeye, genel bir kavramın altında yer vermek.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AHDETMEK
Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek.