Sonu VAHŞİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vahşi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vahşi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vahşi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vahşi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VAHŞİ

Yabani. Yırtıcı (hayvan). Kaba, saygısız, uyum sağlayamayan (kimse).

  -   -   -  

Anlamında VAHŞİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAHŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAVI

Azgın, vahşi.

CINDIRA

Ufak tefek insan. Vahşi at ve sığırları yakalamakta kullanılan, ucunda urgan halka bulunan çatal ağaç.

OCİKEDİSİ

Amerika'dan köken alan, Habeş, Amerikan kısa tüylü ve Siyam ırkları karışımından oluşan, Güney Amerikalı vahşi kedi Ocelat'a benzerliği nedeniyle bu adı almış, iri vücudu, kısa ve muntazam gövdesi, gelişmiş kasları ve geniş göğüs yapısı sayesinde oldukça atletik görünen, küçük ve oval baş yapısı ve dikkat çekici boyutlardaki büyük kulakları en belirgin özelliği olan, tüyleri yumuşak ve benekli, genelde gümüş tonları, kahve lila ve çikolata renklerinde, yüz bölgesindeki tüyleri vücudundakilere göre daha açık renkli, akılcı ve mantıklı yapıda, oldukça etkin, atletik ve sportmen, zamanla Siyamların uyanık, nazik ve sevecen yapılarını da alan, kısa tüylü kedi ırkı.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

DENİZAYGIRI

Denizlerde yaşayan bir tür vahşi hayvan.

SAFARİ

Afrika'nın doğusunda toplu olarak yapılmış olan vahşi hayvan avı. Genellikle ketenden yapılmış olan kısa pantolon, büyük cepli uzun ceket ve geniş kenarlı mantar şapkadan oluşan av kıyafeti. Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi. Toplu olarak ava çıkma.

YABAN

İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

HALAYLAMA

Vahşi hayvanları kaçırmak için bağırma: Bir ayı gördüm çok korktum, halaylıyamadım.

GÜRELENMEK

Yabanileşmek, vahşileşmek. Yavaş yavaş alışkanlığını kaybetmek.

YABANİLEŞMEK

Yabani duruma gelmek, yabanıllaşmak, vahşileşmek.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

KARAKULAK

Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan (Caracal melanotis). Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci.

DOBERMAN

Almanya'dan köken alan, muhtemelen eski kısa tüylü çoban köpekleri, Rottweiler, siyah ve ten rengi Teriyer, Alman Pinşır ve bazı kaynaklara göre bunlara ilaveten Beauceron ve İngiliz tazısı ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu 1860'lı yıllarda Almanya'da geliştirilmiş, zarif fakat adaleli, çok güçlü, göğsü derin, sırtı kısa ve adaleli, boynu zarif, derisi vücudunu sıkı saran, tüyleri kısa sık ve sert, rengi genelde siyah veya siyah-pas rengi, mavimsi gri, kızıl veya açık kahverengi olanlarına da rastlanan, kulaklar genellikle 12 haftalıkken kesilen, kesilmediğinde ise av köpeği şeklinde sarkık duran, bacakları yere dik basan, yürüyüşü elastik ve zarif, yüzyıldır mükemmel bir bekçi köpeği olarak yetiştirilen, azimli, enerjik ve güçlü, oldukça zeki ve eğitimi kolay, korkusuz ve kendine güvenen fakat vahşi olmayan, doğal olarak sahibini ileri derecede koruyan, iz sürme, bekçilik, koruma, polis ve ordu görevleri, arama ve kurtarma, terapi köpekliği, itaat yarışmaları olmak üzere pek çok alanda yetenekli köpek ırkı, Doberman pinşır.

YAMYAM

Daha çok din, tapınma, büyü vb. amaçlarla insan eti yiyen (kimse). Açgözlü (kimse). Yabani, vahşi.

VAHŞİCE

Vahşi bir biçimde, vahşicesine, vahşiyane.

YABANIL

İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi. Evcil olmayan (hayvan), vahşi. İnsan bakımı ile yetişmemiş (bitki).

AZULU

Vahşi, yırtıcı, yabani: Ahmedin azulu bir eşeği var.

VAHŞİYANE

Vahşice.

VAHŞET

Yabani, vahşi olma durumu. Issızlık, yalnızlık. Korku, ürküntü.

YABANILLIK

Yabanıl olma durumu, vahşilik, vahşet.