Sonu UŞAKLI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uşaklı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uşaklı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uşaklı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uşaklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UŞAKLI

Uşak ilinden olan kimse.

KONUŞAKLI

Konuşkan, güzel konuşan kimse.

KUŞAKLI

Kuşağı olan.

  -   -   -  

Anlamında UŞAKLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UŞAKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖVÜLGENLEŞTİRME

Yapılarında sementit olarak bulunan karbonu, grafite çevirip yumuşaklık ve dövülgenlik özelliği kazandırmak ereğiyle, dökme demirleri, çok yavaş ve denetimli olarak 900°C'a dek ısıtma, orada birkaç gün tutma, yavaşça ve denetimli olarak soğutma işlemi.

MÜLEYYİN

Yumuşaklık veren, yumuşatıcı. Bağırsakları boşaltan, dışkının dışarı çıkmasını kolaylaştıran ilaç.

DOKUNUM

Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.

MÜHRE

Her tür yuvarlak şey, küçük top. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. Demirci çekici. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı. Deniz böceği kabuğu. Cam boncuk.

BINGILDAMAK

Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek.

İNHİNA

Eğrilme, bükülme. Birine baş eğme, yumuşaklık gösterme.

KURUMAK

Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.

SUHULET

Kolaylık. Uygun ortam. Yumuşaklık, naziklik.

YUMUŞACIK

Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan.

CLİTELLATA

Kuşaklı solucanlar.

BONFİLE

Kasaplık hayvanlarda bel kemiğinin iki yanında bulunan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü. Bu bölümden hazırlanan et dilimi.

GASPARCOLOR

İkisi taban yüzünde, öbürü duyarkat yüzünde bulunan üç duyarkatın üç tümler rengi saptamasına dayanan tek kuşaklı, renkli film işlemi.

DOKUNMAK

Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

GÜZELLİK

Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.

KREM

Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde. Bu kıvamda hazırlanmış olan. Bu renkte olan. Açık saman rengi, krem rengi.

TİTREMLEMEK

Konuşmada, düşünce veya duyuştan gelen yumuşaklık ve sertlik özelliklerini belirtmek için tonları düzenlemek.

MÜLAYEMET

Yumuşaklık. Bağırsakta yumuşaklık.

BALGIMAK

Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.

EKTACHROME

ABD'deki Eastman Kodak üretimliğinin geliştirdiği tek kuşaklı, evrilir, renkli film işlemi.

HELLİK

Duvar örerken büyük taşların arasına, boşluklara konulan ufak taş parçaları. Yağmurdan sonra topraktaki yumuşaklık: Şu hellikte tarlayı kazalım.