Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uçmak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uçmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uçmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uçmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UÇMAK
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.
HOBUÇMAK
Çocuğu sırta almak.
Bu bölümde tanımı içerisinde UÇMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOLMAK
Rengini yitirmek, rengi uçmak. Tazeliğini, diriliğini veya parlaklığını yitirmek.
UÇMA
Uçmak işi.
UÇUNMAK
Sakınmak, çekinmek, korkmak: Çocuk doktorun iğnesinden uçundu. Uykuda ya da uyanıkken birdenbire korkmak, korkarak bağırmak. Sevinmek, coşmak. Korkmak, çekinmek. Korkudan sararmak, rengi uçmak.
HÖĞELENMEK
Uçmak.
GUCMAK
Kucaklamak, sevmek (çocuk dilinde). Eski türkçe kuçmak: kucaklamak.
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
DANGAZLAMAK
Yüksekten uçmak.
PIRLAŞMAK
Pırlayıp uçmak.
PIRLAMAK
Kuş, herhangi bir şeyden ürküp uçmak. İnsan, bulunduğu yerden koşarak hemen uzaklaşmak.
UÇUVERMEK
Çabucak uçmak. Çabucak gitmek.
FARLAMAK
Kuş birden bire uçmak. Ateş birden bire alevlenmek. Çırpınmak, kuş kanat çırpmak.
UŞMAK
Uçmak. Yıkılmak. Eski türkçe uçmak: uçmak.
PIYLAMAK
Çırpınarak uçmak.
PIRIDAK
Birdenbire (uçmak için).
PILLAMAK
Uçmak.
CENNET
Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer. Çok güzel, huzur veren (yer). Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.
UÇUŞMAK
Hep birlikte uçmak. Havada gidip gelerek dolaşmak. Kendini duyurmak.
PITRAMAK
Çırpınarak uçmak.
PIRRADAK
Birdenbire ve ses çıkararak (uçmak için): Büyücek bir kuş pırradak uçtu.