UYMAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uymama" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. uymama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uymama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uymama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UYMAMA

riâyetsizlik, uymaz.

  -   -   -  

Anlamında UYMAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYMAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İHLAL

Bozma, zarar verme. Yasa ve düzene uymama.

HAFİFLİK

Hafif olma durumu. Rahatlık. Davranışları içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymama durumu.

UYUNÇSUZLUK

Hastanın, reçetede yazılan ilaçlar hakkında hekim tarafından kendisine yapılan tavsiyelere uymama isteği ve uymama derecesi.

BAŞKALDIRI

Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.

SAPAKLIK

Belli bir ölçüye, belli kurala uymama durumu. Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu, anomali.

AHLAKSIZLIK

Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.

ERKETMEK

Herhangi bir iş için birisine rica etmek. Nazlanmak. Yabancılık duymamak. Herhangi birisinin malını kendi malı gibi kullanmak.

YOYMAK

Yorumlamak, açıklamak. Başka anlam vermek; sözü, davranışı amacı dışında yorumlamak. Eski durumunu yitirmek, bozulmak, çirkinleşmek. Yabanıllaşmak. Yerine uymamak, tutmamak: Dikilen fidanlar yoydu. Tavuk, piliçlerini başından dağıtmak. Kuluçka tavuk, süresi dolmadan kalkmak. Başından savmak. Yazılan yazıyı silmek, bozmak. Bozmak, işe yaramaz duruma getirmek. Değiştirmek. Harcamak, yok etmek. Sivriltmek. Başaramamak, becerememek, eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak, kötü kullanmak, eskitmek. Silmek, imha etmek, izale etmek, bozmak.

YETMEK

Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak. Olgunlaşmak. Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek. Bir yaşa erişmek, ulaşmak. Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak. Yeterli sebep olmak.

ZIĞARMAK

Çıkışmak. Haksızlık etmek. Ayıplamak. Karşı gelmek, buyruğa uymamak. Oyunda mızımak. Karşı gelmek. Kızmak çıkışmak. Mızıkçılık etmek.

ZINARMAK

Karşı gelmek, buyruğa uymamak. Oyunda mızımak. Dövüşecek şekilde karşı gelmek, dikleşmek.

DÜŞÜKLÜK

Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.

İYEŞMEK

Yarışmak. Tartışmak. Yapılması istenilen bir işi, duymamazlığa, anlamamazlığa gelmek. Geçimsizlik etmek. Bir işi başkasının üzerine atmaya, bırakmaya çalışmak. İnatlaşmak, iddialaşmak.

YANLIŞ

Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

SOĞUKLUK

Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.