UYGAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uygar" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. uygar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uygar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uygar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UYGAR

Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni. Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse).

UYGARCA

Uygar bir biçimde. Çağdaş.

UYGARLIK

Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

UYGARLAŞMAK

Uygar duruma gelmek, medenileşmek.

UYGARLAŞMA

Uygar duruma gelme, medenileşme, temeddün.

  -   -   -  

Anlamında UYGAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYGAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HELENİZM

Grek uygarlığı. Grek olmayan ulusların Grek düşüncesinin etkisiyle gerçekleştirdiği uygarlık.

FRANSIZCA

Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

MEDENİLEŞTİRMEK

Uygarlaştırmak.

MEDENİLEŞTİRME

Uygarlaştırma.

MEDENİLEŞMEK

Uygarlaşmak.

ANTİK

İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

PORTEKİZCE

Hint-Avrupa dillerinden, Portekiz'de, Brezilya'da ve Portekiz uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

MEDENİLEŞME

Uygarlaşma.

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

MEDENİYETSİZ

Uygarlaşmamış. Uygarlaşmamış bir biçimde.

ÇAĞDAŞ

Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, asri, modern.

MEDENİ

Kentlileşmiş, kırsallıktan kurtulmuş, uygar. Uygar biçimde.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

MEDENİYET

Uygarlık.

KALINTI

Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

MİTOLOJİ

Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.

İSPANYOLCA

Hint-Avrupa dillerinden, İspanya'da, Brezilya dışındaki Latin Amerika'da ve İspanyol uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

MEDENİLİK

Uygarlık.

İNGİLİZCE

Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.