USTURA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ustura" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ustura ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ustura ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ustura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

USTURA

Tıraş için kullanılan, açılır kapanır, çok keskin bıçak, baş bıçağı, yülgü.

  -   -   -  

Anlamında USTURA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USTURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞAP

İstekle öperken çıkan ses. Birden yere düşme veya çarpma sırasında çıkan ses. Alüminyum ve potasyum sülfatından veya amonyum alüminyum sülfatından oluşan, sıcak suda eriyen, tadı buruk, antiseptik bir madde. İnce kum ve çimentoyla yapılan düzgün döşeme sıvası. Bez üstüne dikilip boyna takılan yirmilik altın dizisi. Kumlu çimento ile yapılan beton yapı üstüne yalnız sulu çimento ile geçilen cila sıvası. Bağlam. Bir değerlikli metal sülfatlarının üç değerlikli metal sülfatlarıyla oluşturdukları çift tuz. Potasyum-aluminyum sülfata halk arasında verilen ad. Doğal yollardan elde edilmiş ve saf olmayan alüminyum hidroksit ve sülfürik asit karışımına amonyum veya potasyum ilavesiyle elde edilen, renksiz, kokusuz, kan veya doku proteinlerini çöktürerek etkiyen emilebilir yerel etkili kanama dindirici bir ve büzüştürücü etkili, hematoksilenin yapısında bulunan ve aşı yapımında adjuvant olarak da kullanılan bir madde. Bu bileşiğin, herhangi bir çift sülfat içeren grubu, alum. Berberlerin ellerini kurutmaları ve usturanın kaymaması için kullandıkları madde. (Aksaray Niğde).

ÇİNTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Kabuğu çıkarıp içini almak: Ayçiçeği çinttik. Ovalamak, sürtmek: Çamaşırı güzel çint de kirleri iyi çıksın. Aradan çıkarmak. Aşık oyununda büyük aşıkla küçük aşıkları vurmak. Az olan suları bir araya toplamak. Suları azar azar ayırıp bölmek.

KAZZAĞI

Ustura.

KIRÇILMAK

Bölünmek, parça parça olmak : Damın merteği kırçıldı. Bitkiler sapı uzunca kalarak ucundan kesilmek : Orak kör olduğundan çayır kırçıldı. Dipten kesilmemek : Ustura keskin değilmiş, sakalım kırçıldı.

SAFKAYIŞI

Ustura bileylemekte kullanılan kayış. (Aksaray Niğde).

SUSTURABİLME

Susturabilmek işi.

DAZLAKLAŞMAK

İnsanın tepesindeki saçı dökülmüş olmak, dazlak duruma gelmek. Saçlarını ustura ile kazıtmak.

BAŞBIÇAĞI

Ustura. (Arak Şarkikaraağaç Isparta).

YÜLÜMEK

Vücudun fazla kıllarını ustura ile almak, tıraş etmek.

YÜLGÜ

Ustura.

İTİLEMEK

Bilemek, keskinletmek: Usturayı taşa tuttu itiledi. Azarlamak.

KAZINDIRMAK

Zevksiz, sürekli çalgı çalmak. Başı ustura ile kazımak.

KUSTURABİLME

Kusturabilmek işi.

ÇIRTMAK

Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak. Küçük parçalara ayırmak, ince ince doğramak (kabak hakkında). Kan almak için ustura ile vücudu kesilmek. Damla damla inek sağmak. Kamçı, lastik parçası vs. ile vurmak, kamçılamak; ince, uzun dilimler hâlinde doğramak.

KAYIŞ

Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.

SAVKAYIŞ

Berberlerin kullandığı ustura bileyleme kayışı. (Senirkent Isparta).

DİNGABAK

Başı ustura ile iyice traş edilmiş kişi.

ÇIRTMAH

Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak.

YÜLÜK

Ustura ile kesilmiş (kıl).

ÇİRTMEK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Ovalamak, sürtmek. Küçük şeyleri parmakla itmek, vurmak. Yalan söylemek: Sen bunu çirtdin. Satın almak. Başını vurmak.