Kelimeler arşivi içinde; sonunda "unda" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu unda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında unda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde unda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ELİKOYNUNDA
BARRAMUNDA
BURŞUNDA
SONUNDA, UĞRUNDA, ELKUNDA, ŞOHUNDA, ÜŞBUNDA
CUNDA, FUNDA, KUNDA, BUNDA, HUNDA, MUNDA, ŞUNDA
UNDA
UNDA
Onda orada.
ELKUNDA
Tüfeğin tahta kısmı. (Kavalca Bozüyük Bilecik).
FUNDA
Süpürge otu.
KUNDA
Bir tür büyük ve zehirli örümcek.
UĞRUNDA
Amacında, yolunda. Önünde.
MUNDA
Et yiyici hayvanlar, etoburlar. Burada.
ŞOHUNDA
Sürülmüş tarla.
BUNDA
Burada. Bu kez, bu defa. Buraya.
BARRAMUNDA
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, kemik dilligiller (Osteoglossidae) familyasından, l m kadar uzunlukta, Brezilya ırmaklarında yaşayan bir tür. (Scleropages leichhardti), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kemik-dilligiller (Osteoglossidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 1 m. Brezilyanın Nett ve Mary ırmaklarında yaşar.
HUNDA
Şuna, buna.
SONUNDA
En son zamanda, nihayetinde.
ÜŞBUNDA
Burada, bu yerde.
BURŞUNDA
Kavrulmuş buğday unu.
CUNDA
Yatay serenlerin her iki başı.
ŞUNDA
Şurada, burada, şuracıkta.
ELİKOYNUNDA
Utangaç, sıkılgan (insan). Düşünceli (insan).
Bu bölümde tanımı içerisinde UNDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAJU
Maun. Maun renginde olan. Maundan yapılmış.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AKIBET
Bir iş veya durumun sonu, sonuç. Sonunda, önünde sonunda.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ADIMLIK
Adım uzunluğunda olan.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AFŞAR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.