Sonu ULUSU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ulusu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ulusu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ulusu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ulusu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ULUSU

Evlere yakın tarla: Ulusuya mal doluf, gét çıkart. Su gibi değerli olan kimse. Muş kenti, Aktuzla nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında ULUSU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULUSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖLYÖNET

Bir ulusun veya topluluğun birliğini bozmak üzere içeriden veya dışarıdan yapılmış olan müdahale.

GÖKTÜRK

VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk.

PLEBİSİT

Devletler hukukunda bir ulusun hangi devlete bağlanacağıyla ilgili oylama. Halk oylaması.

EKSOTİZM

Bir tiyatro yapıtında, kendi ulusuna göre, yabancı ülkelerden alınmış ve orayı yansıtan şey (olay, tip, renk, vb.).

PİR

Yaşlı, koca, ihtiyar kimse. Bir tarikat veya sanatın kurucusu. Adamakıllı, iyice. Herhangi bir konuda, bir meslekte deneyim kazanmış, eskimiş kimse, guru. Cevizin yeşil kabuğu. Sebze yaprağı. Havuç yaprağı. Asma yaprağı. Zeytin yaprağı. Çam yaprağı. Soğanın tohumlu sapı. Dokuma tezgâhlarındaki tarağın sık olanı. Çanı, ardıç ve benzerleri ağaçların yeşil yaprakları, sürgünleri. Filiz. En iyi, en iyisi. Erkek savaş tutsaklarından, pencik yasasına göre ayrılan kocamışlara verilen ad. 2-Tarikat kurucusu. 3-Lonca ve fütüvvet kuruluşlarının başında bulunan yönetici. Herhangi bir zanaatın, tarikatın kurucusu, ulusu. (Saz ozanları kendilerini yetiştirenlere ya da ozanlıkta ünlü kişilere de böyle derler. Yunus Emre, Âşık Ömer bunlardandır.).

HAMİYET

Bir insanın kendi yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası.

ALAADDİN

Bingöl ili, Servi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Dinin yücesi, ulusu, büyüğü.

İÇSAVAŞ

Bir ulusun içinde türlü anlayıştaki topluluklar arasında çıkan savaş.

LİGULA

Dilcik, uzamış ve yassılaşmış bir yapı. Özellikle tek çenekli bitkilerde yaprak kınının ucunda ve yaprak ayasının tabanında bulunan, bazen tüysü olabilen dilsi çıkıntı. Beynin dördüncü ventrikulusunun dorsal duvarında bulunan beyaz sinir demetleri şeridi.

JUKSTAGLOMERULER

Göbrek glomerulusuna yakın olan.

STRATEJİ

İzlem. Bir ulusun veya uluslar topluluğunun, barış ve savaşta benimsenen politikalara destek vermek amacıyla politik, ekonomik, psikolojik ve askerî güçleri bir arada kullanma bilimi ve sanatı, sevkülceyş.

DÜŞÜNYAPI

Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu.

ULUSSEVER

Ulusunu seven (kimse), milliyetperver.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

PANTEON

Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad. Büyük yararlık göstermiş kimselerin gömüldüğü ulusal anıt. Bir halkın, bir ulusun bütün tanrıları.

DİASPORA

Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.

SÖMÜRMEK

Üretim araçları sahipleri, başkalarının emeğine ve onların yarattıkları değerlere el koymak. Dudaklarını yapıştırarak soluğu ile çekip içmek. Bir kimseden veya bir şeyden haksız ve sürekli çıkarlar sağlamak. Bir ulus veya devlet, diğer bir ulusun veya devletin doğal kaynaklarından, ekonomik değerlerinden çıkar sağlamak. Yiyecek içeceğin hepsini birden yiyip bitirmek, silip süpürmek.

GLOMERULİTİS

Glomerulusun, böbrek yumağının yangısı.

ŞOVENİZM

Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.