Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uluma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uluma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uluma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uluma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ULUMA
ULUMA
Ulumak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULUMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAVLAMAK
Ulumak, ürümek (kurt, çakal, tilki, köpek ve benzerleri hayvanlar).
İNTEROPERKULUM
Kemikli balıklar (Teleostei) ve akciğerli balıklarda (Dipnoi) operkulumun, mandibuluma bağlı olan bir zarsı kemiği.
GÖBMEZ
Çobanların sütü tuluma doldurup çalkamak suretiyle çıkardıkları yağ.
RİBOZOM
Bütün ökaryot hücrelerde çok sayıda hem serbest olarak sitoplâzmada, hem de endoplâzmik retikuluma bağlı olarak, ayrıca ökaryot hücre sitoplâzmasınınkinden daha küçük hâlde mitokondri ve kloroplâstların matriksinde bulunan, prokaryot hücrelerde ise sitoplâzmada bulunan, elçi RNA'nın tercüme edilerek proteinin sentezlendiği, sitoplâzmanın bir bölgesinde yoğun olarak bulunarak polizom veya poliribozom denilen grupları meydana getiren, E.coli'de 50 S ve 30 S, ökaryotlarda 60 S ve 40 S çökme kat sayısına sahip biri büyük, biri küçük iki alt birimden yapılmış, küçük alt birimleri ile elçi RNA'ya, büyük alt birimleri ile de endoplâzmik retikuluma bağlanan, RNA ve proteinden yapılmış, E.coli'de 52, ökaryotlarda yaklaşık 80 kadar çeşit protein kapsayan hücre organeli. Hücre sitoplazmasında aminoasitlerden protein sentezinin gerçekleştiği, RNA ve protein kompleksinden oluşmuş ultramikroskobik organellerden her biri. Hücrede mRNA' nın mesajına göre protein sentezlemektensorumlu, ribozomal RNA ve proteinlerden meydana gelen, büyük ve küçük iki alt birimden oluşan, sitoplazma ve endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulanan hücre içi organellerden biri.
URLAMAK
Çalmak. Ulumak, ürümek, bağırıp çağırmak.
KAMEROSTOM
Yumuşak kenelerin propodoması içerisinde kapituluma uzanan ventral yarık.
ÖRÜMEK
Yapmak. Hayvanlar gece yayılmak, otlamak. Hayvanları gece otlattıktan sonra ağıla sokmak. Köpek ulumak. Yavaş yavaş sallamak.
OPERKÜLER
Operkuluma ait.
PENKÜRMEK
Ulumak, ürümek (kurt, çakal, tilki, köpek ve benzerleri hayvanlar).
HULAMAK
Ulumak.
OLAMAN
Bir yaşındayken doğuran davar. Tuzlanmış ve deri tuluma bastırılmış peynir, çökelek karışımı.
PEVLEMEK
Ulumak, ürümek (kurt, çakal, tilki, köpek ve benzerleri hayvanlar).
ULUTMAK
Ulumasını sağlamak.
PEĞKÜRMEK
Ulumak (tilki ve benzerleri hayvanlar). Karaca, keçi ve benzerleri hayvan bağırmak, melemek.
ÜRMEK
Havlamak. Kavgada bağırmak, kötü söylemek. Gevezelik etmek, söze karışmak. Üfürerek şişirmek. Bağırmak: Çocuk durmadan ürüyor. Konuşmak. Üfleyerek şişirmek. Eski türkçe ürmek: havlamak. Ürümek, ulumak, havlamak. 1.Şişirmek, üfürükle şişirmek. Köpek havlamak: Köpek ürdükçe gız büyürmüş. Üfürmek, üflemek. Seçmek, ayırmak.
PEVKİRMEK
Ulumak, ürümek (kurt, çakal, tilki, köpek ve benzerleri hayvanlar). Tilki, çakal ulumak.
BASACAK
Takunya. Tuluma peynir basmak için kullanılan yuvarlak ve kalın sopa. Basamak.
ULİMAK
Ulumak, bk. urmak.
PARDİ
Bir çeşit çakal. Bağ, bahçe çevresine çalılardan yapılan çit. Çakal. Uluması uğursuz sayılan çakal.
PAVKIRMAK
Tilki ya da çakal ulumak. Çok öfkelenmek. Alev, bir yere doğru yönelmek. Ateş, alev alev yanmak.