Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ucuk" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ucuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ucuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ucuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜÇÜKORUCUK
KARAKUCUK
YANLUCUK, DUMBUCUK, KAVLUCUK, BULGUCUK, KUYRUCUK, YUMRUCUK, YAVRUCUK, SURSUCUK, YANCUCUK
KUZUCUK, KUYUCUK, KUTUCUK, KURUCUK, KARUCUK, HOHUCUK, HOPUCUK, HOKUCUK, GUGUCUK, KORUCUK, KOVUCUK, AGGUCUK, BORUCUK, CECUCUK, DARUCUK, DURUCUK
AZUCUK, OHUCUK, ORUCUK, UMUCUK, AGUCUK
UCUK
Uçuk.
KUYRUCUK
Küçük kuyruk.
YANCUCUK
Küçük yancık.
KAVLUCUK
Kav, çakmak keseceği, kavlıkçık.
DUMBUCUK
Düğün, eğlence.
SURSUCUK
Sırılsıklam : Yağmurdan sursucuk oldum. Çok ıslanma için.
KÜÇÜKORUCUK
Erzurum ili, Oltu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YAVRUCUK
Yavrucak.
KUZUCUK
Trabzon kenti, Şalpazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YANLUCUK
Kesecik, küçük yan çantası.
YUMRUCUK
Küçük yumru, ufak şişkinlik.
KARAKUCUK
Sarılma, kucaklama, tutuşma (güreşte).
BULGUCUK
Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.
KURUCUK
Şanlıurfa şehrinde, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KUYUCUK
Kars ili, Arpaçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KUTUCUK
Alıcı ya da göstericiye doğrudan doğruya takılmak üzere önceden hazırlanmış belli uzunluktaki filmi taşıyan, üzerindeki çeşitli girinti çıkıntılarla özdevinimli alıcıların ışıklama düzenini kendi kendine ayarlayabilen ufak, ışık geçirmez kutu, film kutucuğu. İçinde, mıknatıslı ses kuşağının sağa ya da sola sarılmasını sağlayan alıcı ve verici eksen ya da makarası olan, ufak boy ses aygıtlarına kolayca takılıp çıkarılan, ses saptanmış olarak piyasaya hazır sürülenleri de bulunan ufak kutu; ses kutucuğu. Kutucuklu televizyonda, kutucuklu görüntü aygıtında kullanılan, içinde mıknatıslı görüntü kuşağı bulunan ufak kutu; televizyon kutucuğu.
Bu bölümde tanımı içerisinde UCUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞARKÜTERİ
Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü.
YENGEN
Yemesi hoş nesne. İçine salam, sucuk, kaşar, ketçap, mayonez, turşu vb. konularak hazırlanan tost.
SUCUKLAŞMA
Sucuklaşmak işi.
SUCUKLAŞMAK
Ter, kir vb.nden dolayı sucuk rengini ve görünümünü almak.
SUCUKÇULUK
Sucuk yapma ve satma işi.
SPERMATOZOİT
Er bezi borucuklarının ürettiği, atmığın içinde bulunan erkek döl hücresi, tohum.
ETLİK
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılmış olan semiz hayvan. Buzdolabında et koymak için ayrılmış yer.
SUCUKLU
İçinde sucuk bulunan. İçinde sucuk bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri.
BASDIRMA
Kurutulmuş tuzlu et, pastırma. Sucuk, bumbar. Kabak veya patatesi etle pişirerek yapılan musakka. Odun yığını. Pastırma.
TOST
İçine peynir, sucuk vb. konularak özel makinesiyle gevretilip kızartılmış ekmek.
BANDIRMA
Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
KANEPE
Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.
SUCUKÇU
Sucuk yapan veya satan kimse.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
BONDIRMA
Ceviz içi, badem ipliğe dizildikten sonra pekmezli veya şekerli nişastaya batırılarak yapılan sucuk, şeker sucuğu, pekmez su.
AZUCUK
Azıcık, az: Bana çok azucuk düştü.
SANDVİÇ
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek.
DİKEŞ
Cevizli sucuk. Çıkrıktaki iki yan kol. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
YAVRUCAK
Çocuklara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz, yavrucuk, yavrucağız.
DUKTULUS
Küçük kanal, borucuk.