Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tımar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tımar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tımar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tımar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TIMAR
TIMAR
Binek hayvanlarının kıllarını, derisini temizleme. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe olan toprak. Ağaç bakımı. Yara bakımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIMAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEPRE
Hayvan, tımar edildikten sonra tozunu silmeye yarayan kıl kese. Bir çeşit kaşağı.
GİREK
Havanın bulutlu olması hali. Kapı. Avlu. Seyrek salkımlı, ufak taneli siyah bir çeşit üzüm. Tilkinin korunduğu taş kovuk. Hayvan tımarında kullanılan bir araç, kaşağı.
GEBRE
Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese. Gebre otunun yemişi.
SİPAHİ
Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker.
TIMARCI
Tımar yapan kimse. Tımar sahibi. Pansumancı.
CEBELİ
Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.
KAŞAĞI
Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç. Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık veya el biçiminde, tırnaklı araç.
TIMARHANELİK
Tımarhaneye kapatılmasını gerektirecek kadar akıl hastası olan.
GEBRELEMEK
Hayvanı gebre (I) ile tımar etmek.
KAŞAĞILAMAK
Tımar etmek için hayvana kaşağı sürmek.
KAŞAVULAMAK
Tımar etmek.
KAŞAV
Kaşağı: Kaşavı getir de atı tımar edelim.
GERBE
Hayvan, tımar edildikten sonra tozunu silmeye yarayan kıl kese. Hayvan temizleme bezi.
TIMARLAMAK
Tımar etmek.
YÜRÜK
Göçebe olan. Osmanlı Devleti'nde otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker.
DEBRE
Hızlı, sürekli. Hayvanları kaşağı ile tımar ettikten sonra cildini silmek için kullanılan, sert kıldan örülmüş parmaksız eldiven. Ot, saman, yulaf, yonca gibi hayvan yemi.
ZEAMET
Tımar.
TIMARLAMA
Tımarlamak işi.
TIMARLI
Tımar edilmiş (binek hayvanı). Bakılmış, işlenmiş (ağaç, toprak vb.). Bakılmış, tedavi edilmiş (yara veya hasta). Tımar (II) sahibi olan kimse.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.