Sonu TÜMÜN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tümün" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tümün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tümün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tümün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TÜMÜN

Hep, bütün.

  -   -   -  

Anlamında TÜMÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜMÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ELÜTRASYON

Herhangi bir karışımdan bir maddenin saf olarak elde edilmesi amacıyla o karışımın yıkanması, karıştırılması ve süzülmesi işlemlerinin tümüne verilen ad.

YETİŞKİN

Yetişmiş, olgunlaşmış. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse).

EKÇE

Bir güvence ödeğinde değişiklik yapılması gerekir ve bu istek koşulların tümünü kapsamazsa bu ödeğe saptanan değişiklikleri sınırlamak üzere yapılan ek yazılım.

ERTELETİM

Resmi geciktirme, moratoryum. Çok bunalımlı dönemlerde bir ülkede, bölgede, bir bölüm veya tüm borçlardaki ödeme zorunluluğunun geri bırakılması, moratoryum. Borçlunun ödeme gücünü kaybetmesi yüzünden borçlarının tümünü veya bir kısmını ödeyemeyeceğini ilân ederek ek ödeme süresi istemesi.

ESENLEŞTİRME

Bir yerleşim yerinin tümünü ya da bir bölümünü, işlevlerini gereği gibi yerine getiremez durumdan kurtarmak, özellikle oturabilirlik niteliklerini yitirmiş ve eskimiş konut alanlarını daha üstün işgörü ölçünlerine kavuşturmak.

EPİNERYUM

Omuriliğe bağlı spiral sinirlerden periferik sinirin tümünü kuşatan en dıştaki bağ dokusu.

DOKSANDAN

Kalenin yan direkleri ile yere koşut olan üst direği arasındaki 90 derecelik sol-sağ iki açıdan topun tümünün kaleye girmesi durumu.

HEPATEKTOMİ

Karaciğerin tümünün veya bir kısmının ameliyatla çıkarılması.

DÜZENLEYİM

Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman. Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Bir konuyu oluşturan düşünceleri uygun bir biçimde birbirine bağlama işi ve bundan doğan sonuç, bk. yazınç.

ALİYANI

Alayını, tümünü.

BİTÜMLÜ

İçinde bitüm bulunan. Bitümün bütün özelliklerini gösteren.

POT

Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.

ELEÇ

Verilen bir çok terimli denklemler kümesi için, değişkenlerin tümünün elenmesiyle küme içindeki çok terimlilerin katsayıları arasında oluşan bağıntı.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

EFSANEBİLİM

Efsanelerin tümünü içine alan ve onları dizgesel bir biçimde inceleyen bilim dalı.

SOYUNMAK

Üstündeki giysilerin bir bölümünü veya tümünü çıkarmak. Kendini herhangi bir biçimde göstermeye, bir işi, bir mesleği yapmaya girişmek. Mevlevilikte tarikata girmek.

GÖKCİSMİ

Gök boşluğunda yer alan yıldız, gezegen, güneş, bulutsu ve benzerleri adlarla tanınan varlıkların tümüne verilen ad. Uzaydaki cisimlerden her biri; Güneş, Ay, gezegenler, yıldızlar vb.

YARADILIŞLI

Doğuştan vücut ve ruh özelliklerinin tümünü üzerinde taşıyan.

HIRBO

İri yarı kişi. Sersem, salak ve kaba saba. Türk gölge ve ortaoyunlarında Anadolulu tipler için kullanılır. Başkaca Türk de denir. iriyarı, güçlü, kaba ve görgüsüzdür. İyi yürekli, ama saftır; kolayca aldatılır. Gözü döndü mü önünde kimse duramaz. Kastamonulu oduncu ya da Bolulu aşçı olarak gergiye çıkar. Kimi kez de yufkacı, yoğurtçu, koç bakıcısı, kundura onarımcısı olur. Leblebici ya da bekçi olarak da oyuna çıkar. Karagözcü argosunda taşra tiplerinin tümüne bu ad verilir.