Kelimeler arşivi içinde; başında "tümse" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. tümse ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tümse ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tümse olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TÜMSEKLEŞMEK
TÜMSEKLEŞME
TÜMSEKGAGA, TÜMSELEMEK
TÜMSELMEK
TÜMSEKLİ, TÜMSELME, TÜMSETİŞ
TÜMSELİ
TÜMSEK
TÜMSE
TÜMSE
Tepe, tümsek.
TÜMSEKLEŞMEK
Tümsek durumuna gelmek, tümselmek.
TÜMSELMEK
Tümsekleşmek.
TÜMSEKGAGA
Dağ çıkıntısı.
TÜMSELEMEK
Kamburlaşmak.
TÜMSEKLİ
Tümseği olan. Dışbükey.
TÜMSELME
Tümsekleşme.
TÜMSELİ
Çıkıntılı, inişli çakışlı yer, tümseği olan.
TÜMSEKLEŞME
Tümsekleşmek işi, tümselme.
TÜMSETİŞ
Bir yazın yapıtında, bireylerin kimilerini ya da tümünü içine alacak biçimde bir adın başına uygun bir belirtme sanı getirilmesi. Ör.: Kimi kişiler cimri olur. İki türlüdür:. Gerçek tümsetiş: Sözlük anlamının bütününü kavraması: Her insan kendi çıkarını arar. Oluruna tümsetiş: Sözün gelişine göre biraz sınırlıca kavrayış: Her öğrenci bu romanı severek okur.
TÜMSEK
Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜMSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KABARTI
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.
KARAMSARLAŞTIRMA
Kötümserleştirme.
BEDBİN
Kötümser.
KARAMSARLIK
Kötümserlik.
KABARIK
Kabarmış olan. Çıkıntısı olan, tümsekli.
KEMER
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
KARAMSARLAŞTIRMAK
Kötümserleştirmek.
DIŞBÜKEY
Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
KARAMSARLAŞMA
Kötümserleşme.
BEDBİNLEŞMEK
Kötümserleşmek, kötümser olmak, karamsar olmak.
AĞIM
Ayağın üstündeki tümsek yer.
KARAMSAR
Kötümser.
BEDBİNLEŞTİRMEK
Kötümser, karamsar duruma getirmek.
KASİS
Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek.
BEDBİNLİK
Kötümserlik.
KAMBUR
Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse). Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. Sıkıntı, dert. Ütü yastığı.
HÖRGÜÇ
Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı.
İYİMSER
Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren, kötümser karşıtı, nikbin, optimist.
BOZUK
Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.