Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tutulu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tutulu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tutulu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tutulu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TUTULU
TUTULU
Tutulmuş. Tutu olarak alınmış, ipotekli.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUTULU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAMPA
El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
GÖRE
Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
ISILÇİFT
Eklem yerleri değişik sıcaklıkta tutulunca, yük-süren kuvvet üreten iki metalden oluşmuş kendi üzerine kapalı çevrim. İki ayrı metal telin birleştiği, noktada oluşan ısılelektriği ölçerek sıcaklık ölçümü yapan bir gereç. İki ayrı metal telden oluşturulan, bir devrenin iki ucu arasındaki sıcaklık ayrımından doğan elektrik akımından yararlanarak öçme yapan, bir tür sıcaklık ölçme aracı.
GAMALAH
Bir cins çam ağacı. Sonbaharda tutulup kafeste alıştırılan bir yaşından büyük av kekliği. Tembel, uyuşuk, yorgun kişi. Soğuktan kendini kaybetmiş hayvan hali. "Keklikler gamalah gibi olmuş.".
KARŞIGÜN
Tutulum'da ve Güneş'in Yer'e göre bakışığı olan noktada görülen yaygın ışık lekesi.
ANSINMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. İşleri oluruna bırakmak. Söz söylemek isterken söyliyememek, tutulup kalmak.
İÇİN
Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
İPOTEKLİ
Tutulu.
ALAMA
El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası: Dünkü kavgada bir alama da bana geldi. Sert ağaçtan yapılan, üzeri oyma işlemeli ve gece gezerken taşınan sopa. Ele alınıp atılacak büyüklükte, yuvarlak taş. Yumruk büyüklüğünde taş.
TUTAMAÇ
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri. Tutunacak yer, tutamak. Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç.
GELENEK
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.
SIÇIRGAN
Sürgüne tutulup her yanı pisleten.
GAMALAK
Bir cins çam ağacı. Katran ağacı. Sonbaharda tutulup kafeste alıştırılan bir yaşından büyük av kekliği. Tembel, uyuşuk, yorgun kişi. Yılgm, korkak. Karnı büyük olan (kimse için). Tembel, uyuşuk. Uyuşuk, yavaş davranan.
HİSTOPLAZMOZİS
Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.
IŞIMIŞILIŞILDAMA
Kimi minerallerin, beta ve gama ışınları ile ışınlandıktan sonra ışığa tutulunca gösterdikleri ışıldama.
EKLİPTİK
Tutulum.
KARANTİNA
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.
ALKALİGENLER
Omurgalıların bağırsaklarında ve süt ürünlerinde bulunan, saprofit, Gram negatif, zorunlu aerobik bakteri grubu. Kimi hastane enfeksiyonlarından sorumlu tutulur.
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.