Sonu TURU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "turu" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu turu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında turu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde turu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TOPLUSORUŞTURU

9 harfli kelimeler

KOĞUŞTURU, SORUŞTURU, YEĞİTTURU

8 harfli kelimeler

TİYATURU, ULAŞTURU

7 harfli kelimeler

TURTURU

6 harfli kelimeler

DUTURU, YATURU

4 harfli kelimeler

TURU

Bazı kelimelerin anlamları

TURU

Saydam, duru. Geri, arka.

TOPLUSORUŞTURU

Bir soru çizinliğinin küme olarak bir arada bulunan kişilere ya da küme oluşturan evrenlere verilerek yanıtların aynı zamanda ve topluca alınması.

TİYATURU

Tiyatro.

YEĞİTTURU

Kızgın, öfkeli.

KOĞUŞTURU

Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma.

DUTURU

Ateşi kolayca tutuşturmaya yarayan kâğıt ya da küçük odun kırıntısı, kuru ot.

TURTURU

Üveyik kuşu.

SORUŞTURU

Bir sorunun, türlü kimselerden alınan bilgiler bir araya getirilerek incelenmesi. Aynı soruyu türlü kimselere sorarak bilgi toplama. Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak yanıtlayacağı sorulardan oluşmuş bir soru çizinliği kullanarak yazılı yanıtlar aracılığıyla gözlemde bulunma yordamı.

ULAŞTURU

Ardı kesilmeksizin, muttasıl, sürekli, devamlı, fasılasız.

YATURU

Ermiş, ermiş sini.

  -   -   -  

Anlamında TURU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TURU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

ATONAL

Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).

BARPARALEL

Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.

BİLMEK

Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.

BARFİKS

Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.

BAYATİARABAN

Araban ve bayati makamlarından oluşturulan bir birleşik makam.

BAŞBUĞ

Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

BERGAMOT

Turunçgillerden bir ağaç (Citrus bergamia). Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılmış olan ve esans çıkarılan meyvesi.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

BARIŞ

Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.

AYGIT

Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BEGONVİL

Akdeniz bölgesinde yaygın olan, beyaz, kırmızı, pembe, turuncu renklerde çiçekleri olan bir bitki.

BAĞLI

Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

AŞİYAN

Kuş yuvası. Ev, oturulan yer, mesken.

BANK

Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.

 

Warning: fopen(/home/ileilgil/public_html/kelimeler/cache/tu/turu_2_0.io): failed to open stream: Disk quota exceeded in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 37

Warning: fwrite() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 38

Warning: fclose() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 39