Sonu TURMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "turmak" olan, toplam 89 adet kelime bulunmaktadır. Sonu turmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında turmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde turmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SÖYLEŞÜTURMAK

12 harfli kelimeler

ÇARPUŞTURMAK, OTURUŞTURMAK, KUYLUŞTURMAK, KİTLATTURMAK, HUYSUKTURMAK, DUNCUKTURMAK, BESLATTURMAK, BURÇUKTURMAK, ÇAĞİRTTURMAK, ÇIĞRIŞTURMAK

11 harfli kelimeler

ÇOKUŞTURMAK, DURUKTURMAK, DUŞUKTURMAK, ÇOĞUŞTURMAK, KORUKTURMAK, OTURTTURMAK, SAĞIŞTURMAK, BURUŞTURMAK, SAVUTTURMAK, SİHİŞTURMAK, SORUTTURMAK, TORUKTURMAK, TURUKTURMAK, VURUŞTURMAK, YANUKTURMAK, YAPUŞTURMAK, YATIŞTURMAK, YAVUHTURMAK, YEHATTURMAK, YOĞUŞTURMAK, YORUŞTURMAK, YOZUKTURMAK, YUMUŞTURMAK, SOKUŞTURMAK, BULUŞTURMAK, KAVUŞTURMAK, KOKUŞTURMAK, KONUŞTURMAK, KOŞUŞTURMAK, KOVUŞTURMAK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

OLUŞTURMAK, UÇUŞTURMAK, OVUŞTURMAK, VARITURMAK, OKUTTURMAK, OŞUTTURMAK, DARTTURMAK, YORTTURMAK, UNUTTURMAK, UYUŞTURMAK

9 harfli kelimeler

KOŞTURMAK, DEKTURMAK, YASTURMAK, YAPTURMAK, KUSTURMAK, COŞTURMAK, URUTURMAK, HOPTURMAK, COTTURMAK, TOSTURMAK, KOKTURMAK, KOPTURMAK, TUTTURMAK, SUSTURMAK, POTTURMAK, PUSTURMAK, GOPTURMAK, DUTTURMAK, SOKTURMAK, YUTTURMAK

8 harfli kelimeler

UTTURMAK, USTURMAK, GOTURMAK, YATURMAK, OLTURMAK, ĞOTURMAK, BATURMAK, KATURMAK

7 harfli kelimeler

UTURMAK, OTURMAK

6 harfli kelimeler

TURMAK

Bazı kelimelerin anlamları

TURMAK

Ayağa kalkmak, ayakta durmak. Ayağa kalkmak.

ÇARPUŞTURMAK

Tokatlamak.

ÇAĞİRTTURMAK

Çağırtmak, getirtmek.

DURUKTURMAK

Karar vermek. Pazarlıkta anlaşamayan iki kişiyi uyuşturmak.

ÇOKUŞTURMAK

Toplatmak.

ÇOĞUŞTURMAK

Ateşi yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek.

OTURUŞTURMAK

Yatıştırmak.

KİTLATTURMAK

Kilit vurdurmak.

HUYSUKTURMAK

Huylandırmak, huy edindirmek.

BURÇUKTURMAK

Sıkıştırmak, taciz etmek.

BESLATTURMAK

Bakımını yaptırmak, besletmek.

SÖYLEŞÜTURMAK

Bir müddet konuşmak.

KUYLUŞTURMAK

Yerleştirmek.

ÇIĞRIŞTURMAK

Bağırttırmak, feryadettirmek.

DUNCUKTURMAK

Nefes aldırmamak, nefesini kesmek, bunaltmak.

DUŞUKTURMAK

Birbirine düşürmek. Angarya iş yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında TURMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TURMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEPHELENMEK

Cephe oluşturmak.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

ARAŞTIRMAK

Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

BANTLAMAK

Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

CEPHELEŞMEK

Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

BARINMAK

Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.

CIVATALAMAK

Cıvata ile tutturmak.

BİLEŞMEK

İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturmak, terekküp etmek.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

ATEŞLENDİRMEK

Coşturmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek.