Sonu TORTUL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tortul" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tortul ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tortul olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tortul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TORTUL

Tortu niteliğinde olan. Tortullaşma sonucu oluşmuş.

  -   -   -  

Anlamında TORTUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TORTUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARKOZ

Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.

FASİYES

Belli bir yerdeki tortulun gösterdiği taşbilim ve taşılbilim özelliklerinin tümü.

ŞİST

Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. Kömürle karışık bütün moloz maddelerinin bilimsel adı. Kil taşı.

TORTULAŞMA

Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.

ASFALTİT

Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.

TORTULLAŞMAK

Tortulaşmak.

FLİŞ

Genel olarak marnlı-killi, şistli (arjilitli) olup, içinde iri çıkıkları ve kor kayaç parçaları da bulunan özel fasiyezde bir yerteknesi tortul topluluğu.

SEDİMANTASYON

Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.

MARN

Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç, pekmez toprağı.

JEOSENKLİNAL

Yer kabuğunun uzun bir süre çöken, buna bağlı olarak kat kat kalın tortullarla dolmuş bulunan bölümü.

GNYAS

Billursal şistlerin en yaygın kayacı. (Kuars mika ve feldspatlardan bileşiktir. Mika ve koyu renkli minerallerine göre: muskovit gnays, biotit gnays, iki mikalı gnays, amfibol gnays, piroksen gnays vb.; ikinci minerallerine göre: Grenalı gnays, sillimanitli gnays, kordieritli gnays, gra-fitli gnays vb.; dokularına göre: Granit gnays, şistli gnays, bandlı gnays, gözlü gnays; oluşum gelişlerine göre de magmasal kayaçlardan gelenler ortognays, tortul kayaçlardan gelenler de paragnays olarak adlandırılırlar.).

OTURMAK

Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

SÜZMEK

Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak.

TORTULANMA

Tortulanmak işi.

TORTULLAŞMA

Tortulaşma.

CİLİM

Sümük. Çok su çeken, sıcaktan hemen etkilenerek çatlayan toprak. Akarsuların bıraktığı tortular. Daimi nemli toprak. Bir metre derinliğinde taşsız, temiz, verimli kara toprak. Killi toprak. Bataklık. Çok su çeken, sıcaktan çabuk etkilenen toprak. Sürülmesi zor toprak.

MİGMATİT

Tortul katmanlar arasına magma girmesiyle oluşan değişim kayacı.

ÇÖKERTİ

Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin elverişli koşullar altında dibe çökerek tortullaşması olayı.

KATMAN

Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

POSALANMAK

Tortu durumuna gelmek, tortulanmak.