Kelimeler arşivi içinde; sonunda "topar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu topar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında topar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde topar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TOPAR
Tepe, tümsek. Cam, metal, plastik gibi özdeklerden yapılmış, yuvar biçiminde boyunlu bir kap. Bir ölçevli uzayda durgan bir noktadan (özek) eşit uzaklıkta (yarıçap) bulunan tüm noktaların oluşturduğu uzambiçim. Mineral. (Al2 (F2/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, renksiz; çizgi ak; sertlik 8, özgül ağırlık 3.5-3.6; rombusal. Saydam ve güzel renkli olanları süs taşı olarak traşlanır.).
OTOPAR
Pareketa tekniğinin çapari kullanım yöntemiyle kombinasyonu ve mekanize aksamların eklenmesiyle oluşturulan hareketli oltalar, mekanize oltalar, otomatik pareketa.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOPARLAKÇA
Toparlağa yakın bir biçimde olan.
TOPARLANMA
Toparlanmak işi.
DOĞRULMAK
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek. Yönelmek. Para sağlanmak, kazanılmak. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.
DERTOP
"Getirilmek, büzülmek" anlamındaki dertop edilmek, "bir araya getirmek, toparlamak" anlamındaki dertop etmek ve "bir araya gelmek, toplu hâlde olmak" anlamındaki dertop olmak birleşik fiillerinde geçer.
TOPAÇ
Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.
KÜREVİ
Küresel, toparlak.
OM
Kemiklerin toparlak ucu. Elektrikte iletkenin direnç birimi.
HAP
Kolayca yutulabilmesi için toparlak duruma getirilmiş ilaç. Bir içimlik afyon. Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
DÜRÜLMEK
Dürme işine konu olmak veya dürme işi yapılmak. Bükülmek. Sarılmak, katlanmak. Toplanmak, toparlanmak.
TOPARLANIŞ
Toparlanma işi.
PATLICAN
Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena). Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.
TOPARLAMA
Toparlamak işi.
DAĞINIK
Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.
KOMPİLASYON
Derleyip toparlama. Derme çatma yapılmış olan iş.
TOPAK
Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.
OTOPARKÇI
Otopark işleten kimse.
OTOPARKÇILIK
Otopark işletmeciliği.
PARK
Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer. Otopark. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi.
TOP
Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah. Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça. Tamamen, bütünüyle. Homoseksüel erkek. Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı. Yuvarlak biçimde olan, toparlak.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.