Kelimeler arşivi içinde; başında "tokmak" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. tokmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tokmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tokmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOKMAKBÖCEKLERİ
TOKMAKLICIĞCIK
TOKMAKLANMAK, TOKMAKLIDERE, TOKMAKTEPESİ
TOKMAKLAMAK
TOKMAKLAMA, TOKMAKÜZÜM
TOKMAKBAŞ, TOKMAKÇIK, TOKMAKLAR
TOKMAKAN, TOKMAKÇI, TOKMAKLI
TOKMAK
TOKMAK
Ağaçtan yapılmış iri çekiç. Davul vb. vurmalı çalgıları çalmakta kullanılan ve çalgının bir parçası olan araç. Dibekte dövme işi için kullanılan ağaçtan araç. Kapı kolu yerinde bulunan ve kapıyı açmaya yarayan topuz. Kapıya asılı duran ve kapıyı çalmaya yarayan, türlü biçimlerde metal parça.
TOKMAKLAMA
Tokmaklamak işi.
TOKMAKBÖCEKLERİ
Kimi türleri, sokması ve ağılı salgısı dolayısıyla oldukça ağır deri yangıları doğurabilen, kınkanatları çok kısa böcekler familyası; aylakböcekler.
TOKMAKAN
Semizotu.
TOKMAKLAR
Bolu şehri, Mengen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bolu şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TOKMAKBAŞ
Kaya balığı.
TOKMAKLI
Manisa şehri, Borlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TOKMAKLIDERE
Sakarya şehri, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TOKMAKÜZÜM
Kara, sert, iri, eylülde yetişen bir çeşit üzüm.
TOKMAKLANMAK
Hayvan çok ot yemekten ölmek.
TOKMAKÇI
Jigolo.
TOKMAKLAMAK
Tokmakla vurmak.
TOKMAKTEPESİ
Tokmak süpürgesinin elle tutulan kısmı. (Gücünkaya Aksaray Niğde).
TOKMAKÇIK
Böceklerin iki kanatlılar (Diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. Halter.
TOKMAKLICIĞCIK
Bir çeşit kilim.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOKAÇ
Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak.
SANTUR
Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı.
DİKİLTOKMAK
Tepe taklak: Dikiltokmak düştü.
GONK
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.
ÇOKMAK
Köpek havlamak. Davar sürüsü bir yere toplanarak yayılmak. Geçmek, bulaşmak: Ahmet'in yanına oturma, hastalığı sana çokar. Tokmak. Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. 1.Çökmek, göçmek, yıkılmak. Örtmek. Toplanmak, üşüşmek, hücum etmek, çullanmak.
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç.
SOKU
Taş dibek. Dibekte, havanda tahıl dövmeye yarayan tokmak.
DÖĞME
Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Kadınların yüzlerinin iki yanına takılan altın süs. Dayanıklı, kaim odun. Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi.
HALLAÇ
Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse, atımcı.
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç. Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne. Parasız.
FİLARİZ
Keten dövmeye yarayan tokmak.
YAY
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça. Bir eğriden alınan parça. Zemberek. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılmış olan esnek parça. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç.
DÖĞECEK
Sert taneleri ezmeye yarayan ağaç tokmak: Döğeceği getir de şu tarhanayı ezelim. Mısır, arpa ve benzerleri tahılın döğülüp kepeğinin çıkarıldığı yer. Çamaşırı döğerek yıkamaya yarayan ağaç tokaç.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
HAVANELİ
Havanda bir şeyi dövmeye yarayan tokmak.
JİGOLOLUK
Jigolo olma durumu, tokmakçılık.
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
JİGOLO
Geçimi yaşlı ve zengin bir kadın tarafından sağlanan genç, erkek sevgili, tokmakçı.
ŞAHMERDAN
Vurucu ağırlığın, mekanik olarak yükselmesi ve düşmesi sonucu dövme işlemi yapan makine. Çok ağır bir çeşit tokmak veya çekiç. Bir yapının temel kazıklarını çakmakta kullanılan bir çeşit araç.
MUŞTA
Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.