Sonu TEŞKİL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teşkil" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teşkil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında teşkil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teşkil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TEŞKİL

Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme. Örgütleme. Oluşum.

  -   -   -  

Anlamında TEŞKİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEŞKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖRGÜTLEMEK

İnsanları veya işleri örgütlü duruma getirmek, teşkilatlandırmak. Herhangi bir amacı gerçekleştirmek için insanları bir araya getirmek, organize etmek.

HİZİP

Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.

ÖRGÜTLEME

Örgütlemek işi, teşkil, teşkilatlandırma.

ÖRGÜTLENDİRİLME

Örgütlendirilmek işi, teşkilatlandırılma.

ÖRGÜTÇÜ

Örgütleme işleriyle uğraşan kimse, teşkilatçı. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse, teşkilatçı.

FÜTÜVVET

Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.

ÖRGÜTLENDİRMEK

Bir örgüt etrafında toplamak, teşkilatlandırmak.

OLUŞUM

Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

KAPICI

Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse. Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı.

ÖRGÜT

Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.

ÖRGÜTÇÜLÜK

Örgüt kurma işi, teşkilatçılık.

ÖRGÜTLENDİRİLMEK

Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.

ÖRGÜTLENDİRME

Örgütlendirmek işi, teşkilatlandırma.

HAHAMBAŞILIK

Hahambaşının görevi. Hahambaşına yardımcı olan teşkilat.

FRAKSİYON

Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

KOMİSER

Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.

ORGANİZASYON

Düzenleme. Düzenli bir grubun üyelerinin tamamı. Kuruluş, kurum, teşkilat. Devlet, idare, toplum vb.nin düzenleniş biçimi.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

ÖRGÜTLENİŞ

Örgütlenme işi, teşkilatlanış.