TEŞKİL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teşkil" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. teşkil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teşkil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teşkil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANDIRMAK

16 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANDIRMA

14 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANMAK, TEŞKİLATSIZLIK

13 harfli kelimeler

TEŞKİLATÇILIK, TEŞKİLATLANIŞ, TEŞKİLATLANMA

11 harfli kelimeler

TEŞKİLATSIZ

10 harfli kelimeler

TEŞKİLATÇI, TEŞKİLATLI

8 harfli kelimeler

TEŞKİLAT

6 harfli kelimeler

TEŞKİL

Bazı kelimelerin anlamları

TEŞKİL

Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme. Örgütleme. Oluşum.

TEŞKİLATSIZ

Örgütsüz. Örgütsüz bir biçimde.

TEŞKİLATLANDIRMAK

Örgütlendirmek.

TEŞKİLAT

Örgüt.

TEŞKİLATLANMA

Örgütlenme.

TEŞKİLATLANMAK

Örgütlenmek.

TEŞKİLATSIZLIK

Örgütsüzlük.

TEŞKİLATÇI

Örgütçü.

TEŞKİLATLANIŞ

Örgütleniş.

TEŞKİLATÇILIK

Örgütçülük.

TEŞKİLATLI

Örgütlü.

TEŞKİLATLANDIRMA

Örgütlendirme.

  -   -   -  

Anlamında TEŞKİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEŞKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ORGANİZASYON

Düzenleme. Düzenli bir grubun üyelerinin tamamı. Kuruluş, kurum, teşkilat. Devlet, idare, toplum vb.nin düzenleniş biçimi.

HİZİP

Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.

ÖRGÜTLENDİRİLMEK

Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.

ÖRGÜTLENDİRİLME

Örgütlendirilmek işi, teşkilatlandırılma.

ÖRGÜTÇÜ

Örgütleme işleriyle uğraşan kimse, teşkilatçı. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse, teşkilatçı.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

ÖRGÜTLENDİRME

Örgütlendirmek işi, teşkilatlandırma.

ÖRGÜTLEMEK

İnsanları veya işleri örgütlü duruma getirmek, teşkilatlandırmak. Herhangi bir amacı gerçekleştirmek için insanları bir araya getirmek, organize etmek.

HAHAMBAŞILIK

Hahambaşının görevi. Hahambaşına yardımcı olan teşkilat.

ÖRGÜTLEME

Örgütlemek işi, teşkil, teşkilatlandırma.

KOMİSER

Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

ÖRGÜTÇÜLÜK

Örgüt kurma işi, teşkilatçılık.

ÖRGÜTLENİŞ

Örgütlenme işi, teşkilatlanış.

OLUŞUM

Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

KAPICI

Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse. Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı.

FÜTÜVVET

Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.

ÖRGÜT

Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.

FRAKSİYON

Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.

ÖRGÜTLENDİRMEK

Bir örgüt etrafında toplamak, teşkilatlandırmak.