Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tespit" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tespit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tespit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tespit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TESPİT
TESPİT
Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama. Sabitleme. Belirleme. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme.
Bu bölümde tanımı içerisinde TESPİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİKROSİNEMA
Mikroskopla görülebilecek nesnelerin görüntülerini tespit etmekle uğraşan sinema kolu.
DEPREMYAZAR
Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.
FOTOĞRAFLAMAK
Fotoğrafla tespit etmek, fotoğrafını çekmek, görüntülemek.
HELYOGRAF
Güneş ışınlarından yararlanan optik telgraf aleti. Güneşten yayılan ısı miktarını ölçmeye yarayan alet. Güneşin ışıldadığı saatlerin süresini tespit etmeye yarayan alet.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
NİRENGİ
Belli sayıda noktanın konumunu kesin olarak tespit edebilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul ederek bir alanı üçgenlere bölme işi.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
BASINÇÖLÇER
Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.
EŞELMOBİL
Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre tespit edilen ücret ödeme düzeni.
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
KAYDETMEK
Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik. İşlevini ya da görevini yapamama. Yenilgiye uğrama, değerini yitirme.
KATALOGLAMAK
Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.
FİYATLANDIRMAK
Fiyatını belirlemek, fiyat tespit etmek.
EBÜLYOSKOP
Cisimlerin kaynama sıcaklığını tespit etmeye yarayan cihaz.
BELİRLEME
Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici. Konumu genellikle klavye veya fare ile denetlenen, ulaşılacak verinin yerini, yazılacak veya düzeltilecek bölümleri gösteren işaretçi.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
GÖZLEM
Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.