Kelimeler arşivi içinde; başında "tertip" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. tertip ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tertip ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tertip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TERTİPLEYEBİLMEK
TERTİPLEYEBİLME
TERTİPLENMEK, TERTİPLETMEK, TERTİPSİZLİK
TERTİPÇİLİK, TERTİPLEMEK, TERTİPLENME, TERTİPLETME, TERTİPLİLİK
TERTİPLEME
TERTİPSİZ
TERTİPÇİ, TERTİPLİ
TERTİP
TERTİP
Uygun bir sıraya, düzene koyma, sıralama. Düzenleme. Dizgi. Askere alınma dönemi. Düzenleniş, sıralanış biçimi, kombinasyon. Hile, düzen, komplo. Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni.
TERTİPLEMEK
Sıraya, düzene koymak, düzenli bir biçim vermek. Hile, düzen, komplo hazırlamak. Toplantı, seminer vb. düzenlemek, hazırlamak.
TERTİPLİ
Düzenli, derli toplu, yerli yerinde. Dağınıklıktan hoşlanmayan, düzenli (kimse). Önceden düzenlenmiş, hazırlanmış. Düzenli, derli toplu bir biçimde.
TERTİPÇİLİK
Tertipçi olma durumu.
TERTİPLENME
Tertiplenmek işi.
TERTİPLEME
Tertiplemek işi.
TERTİPSİZ
Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).
TERTİPÇİ
Tertip eden, düzenleyen kimse. Bir amaca ulaşmak için kötü bir hareket veya durum düzenleyen kimse.
TERTİPLEYEBİLME
Tertipleyebilmek işi.
TERTİPLETMEK
Tertipleme işini yaptırmak.
TERTİPSİZLİK
Tertipsiz olma durumu.
TERTİPLENMEK
Sıraya konulmak, düzene sokulmak. Düzenlenmek, hazırlanmak.
TERTİPLİLİK
Tertipli olma durumu.
TERTİPLETME
Tertipletmek işi.
TERTİPLEYEBİLMEK
Tertipleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERTİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOMBİNASYON
Birleştirme. Tertip.
BADAZLI
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın.
NİZAMSIZLIK
Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.
DİZGİ
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
BARDABAŞ
Serseri, haşarı, burnunun doğrusuna giden, saygısız. 2 Tertipsiz, işini bilmez, perişan, savruk, pasaklı. Yaramaz, yerinde duramayan çocuk.
DEŞİRİK
Tertip, düzen: Evin deşiriği bozulmuş.
NİZAMLI
Düzenli, tertipli. Tüzüğe uygun.
DÜZENLENMEK
Düzenli, düzgün duruma getirilmek. Yapılmak, tertip edilmek.
BADDEN
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın.
BADA
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.
NİZAMSIZ
Düzensiz, tertipsiz. Tüzüğe aykırı.
ARISİLLİ
Çok temiz, tertipli, düzenli.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
ÇÜMTİLLİ
Tertipli, temiz.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
ULAMA
Ulamak işi. Ulanan parça, ek, katkı, ilave. Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama: Ayırt etmek, tertip etmek, art arda gibi. Ulanmış.
ARAFANA
Çocuklar arasında tertiplenen bir çeşit ziyafet.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.