Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tenek" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tenek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tenek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tenek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ACITENEK, KELTENEK
ÖRTENEK, YETENEK, ÇETENEK, KETENEK, ŞÖTENEK, ÜSTENEK
İTENEK
TENEK
TENEK
Asma, kabak ve salatalığın uzamış sürgünleri. Ocak.
İTENEK
Piston.
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
ÜSTENEK
Palto.
ÇETENEK
Güç okunan yazı. Ekmek sepeti. Elma, armut ve ceviz gibi meyvelerin dörtte biri.
KELTENEK
Eski ve kötü giyimli adam.
ACITENEK
Pis, kötü.
ÖRTENEK
Hayvanların vücudunu örten deri, kıl, tüy, pul vb. dokuların bütünü. Bazı organları örten zarlar.
KETENEK
İçine arı kovanlarının konulduğu küçük yapı.
ŞÖTENEK
Gevşek dokunmuş çorap.
Bu bölümde tanımı içerisinde TENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEVHER
Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.
KABİLİYET
Yetenek.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
KABİLİYETLİ
Yetenekli.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
JOKEY
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse.
FARAŞ
Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
ÇAPLI
Çapı geniş olan. Yetenekli. Bilgisi çok olan.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
İSTİDAT
Yetenek.
ER
Erkek. Rütbesiz asker, nefer. Koca. Kahraman, yiğit. Erken. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Erbiyum elementinin simgesi.
İSTİDATSIZLIK
Yeteneksizlik.
FASARYA
Boş, anlamsız (söz). İşe yaramaz, yeteneksiz.
İSTİDATLI
Yetenekli.
İSTİDATSIZ
Yeteneksiz.
İNSANÜSTÜ
İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan, fevkalbeşer.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.