Kelimeler arşivi içinde; başında "tenek" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. tenek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tenek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tenek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TENEKECİÖRSÜ
TENEKECİLİK, TENEKELEMEK, TENEKESAÇAK, TENEKTEPLAZ
TENEKELEME
TENEKTOMİ
TENEKECİ
TENEKE
TENEK
TENEK
Asma, kabak ve salatalığın uzamış sürgünleri. Ocak.
TENEKE
Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.
TENEKECİLİK
Tenekecinin yaptığı iş.
TENEKELEME
Tenekelemek işi.
TENEKECİÖRSÜ
Tenekelerdeki eğrilikleri düzeltmekte kullanılan kısa uçlu kazmaya benzeyen araç. (Aksaray Niğde).
TENEKECİ
Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.
TENEKELEMEK
Teneke kutuya doldurmak.
TENEKESAÇAK
Dam ve çatılardaki su oluğu. (Yalvaç Isparta).
TENEKTEPLAZ
Fibrine özgül trombolitik bir ilaç.
TENEKTOMİ
Tendodan bir parçanın çıkarılması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAPLI
Çapı geniş olan. Yetenekli. Bilgisi çok olan.
JOKEY
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
İSTİDATSIZ
Yeteneksiz.
FARAŞ
Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
İSTİDAT
Yetenek.
İNSANÜSTÜ
İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan, fevkalbeşer.
İSTİDATSIZLIK
Yeteneksizlik.
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
İSTİDATLI
Yetenekli.
FASARYA
Boş, anlamsız (söz). İşe yaramaz, yeteneksiz.
KABİLİYETLİ
Yetenekli.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
KABİLİYET
Yetenek.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
CEVHER
Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.
ER
Erkek. Rütbesiz asker, nefer. Koca. Kahraman, yiğit. Erken. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Erbiyum elementinin simgesi.