TAYİN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tayin" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tayin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tayin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tayin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAYİN

Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. Atama. Tayin, atama.

TAYİNLİ

Tayine bağlı olan.

TAYİNSİZ

Tayine bağlı olmayan.

  -   -   -  

Anlamında TAYİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAYİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GENOTİP

Soy yapısı. Bir organizmanın çevre faktörleri ile birlikte fenotipini tayin eden genetik yapısı. Bir bireyin sahip olduğu genler toplamı veya aynı genetik yapıyı paylaşan tüm bireyler topluluğu. Bir organizmanın genetik yapısı. Bir canlının kök aldığı zigotun sahip olduğu ve o canlının bütün karakterlerinin oluşması için gerekli olan genlerin tamamı. Hayvan yetiştiriciliğinde ise söz konusu karakteriyle ilgili genler. Bir bireyin, genlerinin karakterleri bakımından gösterdiği yapı.

RASTGELE

Gelişigüzel. (ra'stgele) Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan, gelişigüzel, lalettayin.

ATAMAK

Birini bir göreve getirmek, tayin etmek.

KODEKS

Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma reaksiyonlarını, saflık kontrollerini, miktar tayinlerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı.

KALDIRMAK

Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.

İZOTİP

Farklı ağır zincir ve hafif zincir tiplerinin sabit bölgelerini ayırabilen, her bireyin serumunda bulunan ve tür için özel immünoglobulin molekülleri üzerindeki antijen tayin edici grup. Holotipin benzeri veya eşi olan, etiketinde holotipin kayıtlarını taşıyan örnek.

FOTORESEPTÖR

Göz gibi ışığa duyarlı duygu organı. Koni ve çomak hücreleri gibi bir hücrenin ya da hücrenin bir kısmının ışığa duyarlı olması. 3.Rodopsin, klorofil gibi ışığa cevap veren duyarlı molekül. Işığı algılayabilen duyu hücresi. Göze gelen fotonların çarptığı ve zarında elektriksel bir uyarı meydana getirdiği özelleşmiş sinir hücresi. Rodopsin, klorofil gibi ışığa cevap veren duyarlı molekül. Klorofil taşıyan birçok kamçılıda ve kimi renksiz Phytoflagellata'da bulunan, hareket yönünü tayinde işe yaradığı düşünülen yapı.

İYODOMETRİ

Standart iyot çözeltisi ve standart sodyum tiyosülfat çözeltisi ile yapılan volumetrik analiz. Nişasta indikatör olarak kullanılır. Halojenler, hidrojen sülfür, kükürt dioksit, arsenik tuzları, mangan dioksit, demir II tuzları, vs. tayininde kullanılır.

BELİRLEMEK

Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

KARARLAŞTIRMAK

Bir konunun, bir işin herhangi bir yolda yapılmasıyla ilgili kesin düşünce belirlemek, tayin etmek.

ATANMA

Atanmak işi, tayin edilme.

ATAMA

Atamak işi, tayin, nasıp.

ATANMAK

Bir göreve getirilmek, tayin edilmek.

BELİRLEME

Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.

NAKİL

Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme, aktarım. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme. Anlatma, söyleme, hikâye etme. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme. Göç, taşınma. Bir görevden başka bir göreve atanma, tayin.

BELLÜLEMEK

Bellemek, öğrenmek. Belli etmek, tayin etmek.

FİCEH

Mâni söyleyerek fala bakmada kızların kendilerine, göre tayin ettikleri bir işaret; yüzük, anahtar ve benzerleri Bir kovanın içine bunlar konur, kova eski hesaba güre 7 Temmuzdan bir hafta önce bir gül ağacı altına gömülür. 7 temmuz sabahı çiçekler toplanarak kovanın üstüne konur. Anası babası sağ olan ve ilk evlat bulunan bir kız ilk olarak şunu söyler; ficeh ficeh fil olur içi doli gül olur ficege gelen gızın dileği gabul olur sonra kovayı açar, başka manilerle ficehleri çıkarır.

DAŞİRİLMEK

Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.

EBULYOSKOPİ

Bir çözeltinin kaynama noktasının saf çözücününkine göre yükselme miktarını ölçerek çözünenin mol kütlesini tayin etme yöntemi.

GELİŞİGÜZEL

Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.