Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tayf" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tayf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tayf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tayf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAYF
Görüntü, hayalet, ruh. Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAYF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LOSTROMO
Ticaret gemilerinde tayfaların başı.
KIZILÖTESİ
Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım, enfraruj.
ÇORBACI
Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
KOŞUNTU
Bir adamın yanında bulunanlar, yardakçılar, tayfa.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
SPEKTROSKOPİ
Tayf ölçümü.
SPEKTROSKOP
Tayfölçer.
RENKSELLİK
Bir ışığın, üçrenksel koordinatları, ya da baskın dalga boyu (ya da-purpuralar için-tümler dalga boyu) ve tayfsal renk oranı ile tanımlanabilen, renkölçümsel ıralayıcı nitelikleri. bk. tümler dalga boyu, renklilik.
TAYFÖLÇER
Işın tayflarını incelemeye yarayan alet, spektroskop.
MİÇO
Gemilerde çalışan küçük yaştaki tayfa yamağı, muço. Meyhaneci çırağı.
SERDÜMEN
Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.
IŞILIŞI
Maddenin, kimi dalga boyları ya da ufak tayfsal alanlar için aynı sıcaklıktaki ısısal ışınımından daha güçlü, elektromanyetik bir ışınım yayımlaması olayı. (Bu ışınım, yayımlayıcı cismin maddesinin ayırt edicisi, ıralayıcı niteliğidir.).
UŞAK
Çocuk. Erkek hizmetçi. Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek. Tayfa. Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
TAYFÇEKER
Bir yıldızdan, bir ışık kaynağından gelen ışınımı dalgaboylarına göre renklere ayıran ve onları bir fotoğraf plağı üzerine alabilen, ırakgörürlere bağlı olarak çalışan bir tayf aygıtı.
BAŞALTI
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları. Kayığın baş tarafının altındaki odacık: Şeker sandıklarını başaltına koyun deniz ıslamasın. Emin yer, en güvenilecek yer: Gişinin malı başaltında gerek. Yağlı güreşte ve karakucakta baş'tan önceki boy.
TAYİFE
Arapça kökenli tâife: tayfa; yoldaşlar; arkadaşlar.