Kelimeler arşivi içinde; başında "tayf" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. tayf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tayf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tayf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAYFURSÖKMEN
TAYFALANMAK
TAYFÖLÇÜMÜ
TAYFALMAK, TAYFÇEKER, TAYFÖLÇER, TAYFURKÖY
TAYFUN, TAYFUR
TAYFA
TAYF
TAYF
Görüntü, hayalet, ruh. Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü.
TAYFA
Gemide türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi. Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu. Zeytin toplayan işçi. Bu sefer işçilerinin topluluğu.
TAYFÇEKER
Bir yıldızdan, bir ışık kaynağından gelen ışınımı dalgaboylarına göre renklere ayıran ve onları bir fotoğraf plağı üzerine alabilen, ırakgörürlere bağlı olarak çalışan bir tayf aygıtı.
TAYFURSÖKMEN
Hatay kenti, Reyhanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TAYFÖLÇER
Işın tayflarını incelemeye yarayan alet, spektroskop.
TAYFUN
Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, Dünya'nın dönüş yönüne zıt olarak doğudan batıya doğru oluşan, güçlü kasırga.
TAYFÖLÇÜMÜ
Işığı renklere ayırma ve inceleme eylemi.
TAYFALANMAK
1.Acıkmak. 2.Açlıktan güçsüz kalmak.
TAYFURKÖY
Çanakkale şehrinde, Gelibolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAYFALMAK
Acıkmak. Açlıktan güçsüz kalmak.
TAYFUR
Küçük bir kuş türü. Yozgat ili, Osmanpaşa nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAYF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİÇO
Gemilerde çalışan küçük yaştaki tayfa yamağı, muço. Meyhaneci çırağı.
ÇORBACI
Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.
TAYİFE
Arapça kökenli tâife: tayfa; yoldaşlar; arkadaşlar.
SERDÜMEN
Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.
KOŞUNTU
Bir adamın yanında bulunanlar, yardakçılar, tayfa.
SPEKTROSKOPİ
Tayf ölçümü.
IŞILIŞI
Maddenin, kimi dalga boyları ya da ufak tayfsal alanlar için aynı sıcaklıktaki ısısal ışınımından daha güçlü, elektromanyetik bir ışınım yayımlaması olayı. (Bu ışınım, yayımlayıcı cismin maddesinin ayırt edicisi, ıralayıcı niteliğidir.).
LOSTROMO
Ticaret gemilerinde tayfaların başı.
KIZILÖTESİ
Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım, enfraruj.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
SPEKTROSKOP
Tayfölçer.
BAŞALTI
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları. Kayığın baş tarafının altındaki odacık: Şeker sandıklarını başaltına koyun deniz ıslamasın. Emin yer, en güvenilecek yer: Gişinin malı başaltında gerek. Yağlı güreşte ve karakucakta baş'tan önceki boy.
RENKSELLİK
Bir ışığın, üçrenksel koordinatları, ya da baskın dalga boyu (ya da-purpuralar için-tümler dalga boyu) ve tayfsal renk oranı ile tanımlanabilen, renkölçümsel ıralayıcı nitelikleri. bk. tümler dalga boyu, renklilik.
UŞAK
Çocuk. Erkek hizmetçi. Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek. Tayfa. Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.