Kelimeler arşivi içinde; başında "taslak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. taslak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu taslak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde taslak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TASLAK
Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma. Eskiz. Usta olmadığı hâlde kendini ustaymış gibi göstermeye çalışan kimse.
TASLAKÇI
1.Model yapan kimse. 2.Taş ocağında taşları kıran kimse. Orta belirtisi taşıdığı için, kışlaya bile uğramaksızın yeniçerilik taslayan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde TASLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİYAGRAM
Herhangi bir olayın değişimini gösteren grafik. Bir çiçeğin bütün ayrıntılarını gösteren taslak.
SAYAKLANMAK
Düzleşmek, kütleşmek : Mıhlar sayaklanrmş atın ayağı kayıyor. Kabataslak biçim verilmek, tasarlanmak (bakırcılıkta).
MÜSEVVİT
Müsvedde yapan kimse. Taslak yapan kimse.
KARİKATÜR
İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim. Beceriksizce yapılmış şey, taslak.
OYLUMLAMA
Oylumlamak işi. Kil, bal mumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri, yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme, taslak yapma, modelaj.
GABATASLAK
Kabataslak.
İLDİRMEK
Değdirmek, dokundurmak. Kabataslak dikmek. Hafif ışık vermesi için ateş yakmak. Kapatmak. Değdirmek. Değirmek, dokundurmak, iliştirmek.
DASLAH
Taslak.
KABAYONTU
(Heykel) Heykelin kabataslak biçimi.
MAKET
Mimarlıkta, sanayide ve bazı sanat dallarında yer alan eserlerin taslak durumundaki küçük örneği.
KOTLAMAK
Bir harita veya taslaktaki miktarın kotlarını koymak, numaralamak.
OLTARLAMAK
Bir işi kabataslak yapmak.
DASLAK
Taslak. Yuvarlak, geniş (yüz hakkında): Şu daslak yüzlü çocuğa bak.
KARALAMAK
Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.
DENEME
Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.
ESKİZ
Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılmış olan ön çalışma, taslak.
PİRİMİTİF
Gelişecek olan bir şeyin ilk biçimi, embriyoda herhangi bir organ veya oluşumun başlangıçtaki taslak biçimi. Gelişmemiş, ilkel, basit. Ham, kaba, işlenmemiş.