Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sönük" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sönük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sönük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sönük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÖNÜK
SÖNÜK
Sönmüş olan. Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik. Parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖNÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CILIZ
Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.
KÖRSEĞİ
Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.).
KÖREZ
Ucu aşınmış nal çivisi. İçilmiş sigara artığı, izmarit. İnce, silik ve bozuk olduğundan okunamayan yazı. Yaz geceleri derelerden ve dağlardan esen serin yel. Sevimli, şirin, güzel. Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.). Köpekle tazının birleşmesinden doğan melez yavru. Az ışık veren lamba. Küçük taş. Karınca yuvası. Manisa kenti, Kula ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KÖREZİ
İnce, silik ve bozuk olduğundan okunamayan yazı. Soluk (renk için). Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.).
GÖLGELEMEK
Gölgeli duruma getirmek. Resimde gölge oluşturmak. Bir kimsenin veya bir şeyin değerini azaltmak, sönüklük getirmek.
KÖRSEN
Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.).
ALTDEVLER
Daha sönük ve küçük olan devler.
KÖRSEK
Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.). Issız, işlek olmayan yol.
KÖRSENG
Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.). Issız, işlek olmayan yol.
GİLDİREMEK
Çok konuşmak. Işık, sönük, fersiz yanmak.
FANIK
Kırık, zedeli, sakat: Fanık testi. Durgun, sönük, neşesiz. Gevşek, laçka olmuş.
SÖNÜKLÜK
Sönük olma durumu.
ENKÜÇÜK
Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin İndiği en düşük değer. Güneşte leke bolluğunun en az olduğu, bir değişen yıldızın en sönük bulunduğu zamanki değerler vb.
İHTİYAR
Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.
KÖRKÖR
Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.).
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
KÖRSENİ
Sönük, donuk, az pırıltılı (ateş, ışık vb.).
FİGÜRAN
Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse. Bir toplumda, bir toplulukta sönük, etkisiz olan kimse.
KÖFREZ
Bakımsız, sönük, gelişmemiş : Bu kasaba çok köfrez bir yer. Gece ayazı. Volkanik toprak.
DURGUN
Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.