SÖMÜR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sömür" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. sömür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sömür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sömür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SÖMÜRGELEŞTİRMEK

15 harfli kelimeler

SÖMÜRGELEŞTİRME

13 harfli kelimeler

SÖMÜRGELEŞMEK

12 harfli kelimeler

SÖMÜREBİLMEK, SÖMÜRGECİLİK, SÖMÜRGELEŞME

11 harfli kelimeler

SÖMÜREBİLME, SÖMÜRÜCÜLÜK, SÖMÜRGENLİK

10 harfli kelimeler

SÖMÜRÜLMEK

9 harfli kelimeler

SÖMÜRGECİ, SÖMÜRTKON, SÖMÜRTMEK, SÖMÜRÜLME

8 harfli kelimeler

SÖMÜRGEN, SÖMÜRMEK, SÖMÜRTME, SÖMÜRÜCÜ

7 harfli kelimeler

SÖMÜRGE, SÖMÜRME, SÖMÜRÜŞ

6 harfli kelimeler

SÖMÜRÜ

5 harfli kelimeler

SÖMÜR

Bazı kelimelerin anlamları

SÖMÜR

Kömür.

SÖMÜRTKON

Asık yüzlü, somurtkan.

SÖMÜRGELEŞTİRME

Sömürgeleştirmek işi, müstemlekeleştirme.

SÖMÜRGEN

Sömürücü.

SÖMÜRGECİLİK

Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik, kolonyalizm.

SÖMÜRÜLMEK

Sömürme işine konu olmak.

SÖMÜRÜCÜLÜK

Sömürücü olma durumu.

SÖMÜRGELEŞME

Sömürge durumuna gelme, müstemlekeleşme.

SÖMÜRTMEK

Sömürtme işini yaptırmak.

SÖMÜRGELEŞMEK

Sömürge durumuna gelmek, müstemlekeleşmek.

SÖMÜRÜLME

Sömürülmek işi.

SÖMÜRGECİ

Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist. Sömürgecilikle ilgili olan.

SÖMÜREBİLMEK

Sömürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SÖMÜRGELEŞTİRMEK

Sömürge durumuna getirmek, sömürge yapmak, müstemlekeleştirmek.

SÖMÜRGENLİK

Sömürgen olma durumu.

SÖMÜREBİLME

Sömürebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SÖMÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖMÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MÜSTEMLEKECİLİK

Sömürgecilik.

EMPERYALİZM

Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.

İSTİSMARCI

Birinin iyi niyetini kötüye kullanan (kimse). Sömürücü.

SÖMÜRÜ

Sömürme işi.

KOLONYALİST

Sömürgeci.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

SÖMÜRME

Sömürmek işi.

KOLONYAL

Sömürgeyle ilgili. Sömürgede yaşayan.

SÖMÜRGE

Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni.

İSTİSMAR

Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. Sömürme.

MÜSTEMLEKECİ

Sömürgeci.

KOLONİ

Sömürge. Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. Göçmen topluluğu veya bu topluluğun yerleştiği yer.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

BAŞÜLKE

Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke.

MÜSTEMLEKE

Sömürge.

SÖMÜRÜCÜ

Sömürüyü gerçekleştiren (kimse), sömürgen, istismarcı.

SAĞMAL

Süt veren, sağılan, sağımlı. Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.). Bol süt veren inek.

KÜSKÜT

Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki, şeytansaçı, bağboğan (Cuscuta).

KULLANMAK

Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. İşletmek, değerlendirmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Amacına ulaşmak için birinden ya da bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Giymek, takmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Harcamak, sarf etmek.