Kelimeler arşivi içinde; başında "sklero" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. sklero ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sklero ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sklero olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SKLEROKERATİTİS
SKLEROPROTEİN
SKLEROMALASİ, SKLEROİRİTİS
SKLEROBLAST, SKLERONKİMA, SKLERODERMA
SKLEROKARP, SKLERODERM, SKLEROSYUM, SKLEROTOMİ
SKLEROFİL, SKLEROTİN, SKLEROTOM, SKLEROZİS
SKLEROM, SKLEROZ
SKLERO
SKLERO
Sertliği belirten Latince bir ön ek.
SKLEROZİS
Dokularda oluşan yangıların bir sonucu olarak dokuların sertleşmesi, nedbe. Fibrozisin son noktasıdır. Artmış sayıdaki kollajen fibriller kalın, eozinofilik ve hiyalinize görünümde olup fibroblast sayısı belirgin derecede azdır. Sertleşme, katılaşma.
SKLEROBLAST
Spikülleri meydana getiren sünger hücresi. Süngerlerde sünger iğnelerini meydana getiren gözeler.
SKLEROFİL
Aşırı sıcaklarda korunmak için yapılarında değişiklik göstererek uyum sağlayan ve yaprak dökmeyen bitkiler.
SKLEROKARP
Etli meyvelerde sert tohum örtüsü; endokarp.
SKLEROTİN
Böcek kutikulasında bulunan dayanıklı esmer bir protein. Eklem bacaklıların kütikülasında, trematod yumurtalarının kabuklarında bulunan amino asitler arasında orto-quinone çapraz bağlarıyla stabilize edilen, çok dayanıklı çözünmeyen protein.
SKLEROTOMİ
Birincil glakomun tedavisinde skleranın altında drenaj kanalı açılması.
SKLERODERMA
Vücutta herhangi bir doku veya organın bağ doku artışı nedeniyle sertleşmesi ve büzüşmesi. Köpeklerde yerel deri sertleşmesi.
SKLEROSYUM
Cıvık mantarlarlarda (Myxomycota) uygun olmayan şartlarda, mantar plâzmodyumunun sert bir yapıya dönüşmesi. Uygun şartlarda sklerotyum tekrar plâzmodyum durumuna döner.
SKLEROPROTEİN
Bağ dokusunda, iskelette ve epidermiste, tırnakta ve saçta bulunan, genellikle ipliksi olan ve sulu çözeltilerde erimeyen, kollagen, kondrin, elâstin, keratin gibi herhangi bir protein grubu. Fibröz protein.
SKLEROİRİTİS
Sklera ve irisin yangısı.
SKLERODERM
Mercanların sert iskelet kısmı.
SKLEROMALASİ
Gözde skleranın dejenerasyonu, yumuşaması.
SKLERONKİMA
Mercanlarda olduğu gibi sert iskelet dokusu.
SKLEROKERATİTİS
Sklera ve korneanın birlikte yangısı.
SKLEROTOM
Siklereya kesit yapmada kullanılan özel bisturi. Somitlerin ortasındaki miyosölom denilen boşlukların duvar yapılarından ortaya çıkan, embriyonel bağ dokunun, ileriki gelişmelerde omurların kıkırdak modellerinin ve o bölgenin düz kaslarının biçimlendiği oluşum. Burada yer alan hücreler yıldız biçimine dönüşürler.
Bu bölümde tanımı içerisinde SKLERO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ERGOT
Claviceps purpurea adlı mantarın yaşam siklusunun sklerot döneminde oluşturduğu bir karışım olan ergot, yapısında bir çok alkoloit içermesine rağmen tedavi yönünden değeri olan ergot alkoloidleri liserjik asidin amin türevleri olup veteriner hekimliğinde döl yatağı hareketlerini artırmanın dışında pek kullanım alanı bulamamışlardır.
UTEROSKLEROZ
Sklerotik metritis sonucu endometriyumun fonksiyonel yapısını kaybedip tamamen bağ dokuya dönüşmesi.
ELASTİN
Proelastinden oluşan elastik tellerin ana proteini. Ligamentlerde, kan damarı duvarında, eklemlerde bulunan ve elastik bağ dokusunun esas yapısını oluşturan glisin aminoasidinden zengin yapısal bir skleroprotein. Proelâstinden teşekkül eden, elâstik tellerin esas proteini. Elâstik telleri yapan kimyasal madde.
OOTEKA
Bazı böceklerin yumurta kılıfı. Düşük yapılı canlılarda bulunan yumurta kesesi. Böcekler tarafından salgılanan ve bazen sklerotinle kaplı olabilen yumurta paketleri.
ATEROSKLEROZ
Aterosklerozis.
SKUTUM
Hayvanlarda dış örtüden teşekkül etmiş boynuzsu, keratinsi ya da kitinden oluşan kalkan şeklindeki safiha. İksodid veya sert kenelerin kütikülasının üst kısmında bulunan sklerotinize kalkan. Skutum tüm evrelerde bulunur ve dişi, larva ve nimflerin ön bölgesinin 1/3'lük bir kısmını, erkeklerin ise vücudunun tamamını kaplar. Dişilerde ve olgunlaşmamış iksodid kenelerde geri kalan bölge alloskutum adını alır.
EPİKÜTİKÜLA
Eklem bacaklılarda kütikülanın en dış tabakası. Sklerotin içeren ancak kitin içermeyen ince tabaka.
KARAPAS
Sıklıkla akarlarda idiosomayı kaplayan dorsal sklerotinize tabaka. Birçok kabukluda başın üst skleritlerinin arka ve yan genişlemeleri tarafından oluşturulan yapı, üst kabuk.
ATEROSKLEROZİS
Büyük ve orta boyuttaki atardamar duvarlarının iç yüzeyinde gelişen, ateromatoz plaklar adı verilen kolesterol kristalleri ve hücrelerden oluşan nekrotik kitlelerle belirgin bir hastalık, ateromatoz plak, ateroskleroz. Bu plaklar kan pıhtılaşmasını kolaylaştırarak trombüs ve emboli oluşmasına yol açar, atardamarlarda kan akımı engellenir.
FİBROZİS
Bir organ veya dokuda, fibroblast ve kollajen ipliklerden zengin aşırı düzeyde bağ dokusu artışı. Kılcal damar artışı ve ödeme rastlanmadığından fibroplazinden sonraki, hücreden zengin olduğu için de sklerozisten bir önceki evre olarak değerlendirilir.
OSTEOSKLEROTİK
Osteosklerozla ilgili olan.
MİYELOSKLEROZİS
Omuriliğin sklerozisi. Kemik iliğinin kemik üremeleri nedeniyle daralması.
ALBÜMİNOİT
Skleroprotein grubu bileşiklerden herhangi biri. Albümine benzer basit protein.
BESNOİTİOZİS
Sığır, at, koyun, keçi ve diğer otçullarda Besnoitia cinsi protozoonların neden olduğu, sokucu sinekler tarafından mekanik olarak taşınan veya enfekte kedi dışkısında bulunan, ookistlerin ağız yoluyla alınmasıyla bulaşan, etkenlerin birçok dokuda kalın duvarlı kist oluşmasıyla ve klinik olarak ateş, anazarka, anasarka, iştahsızlık, fotofobi, sklerodermatitis ve değişen derecelerde kıl dökülmesi gibi belirtilere neden olan hastalık, fil derisi hastalığı. Hastalık geçmişte globidiyozis olarak adlandırılmaktaydı.