Kelimeler arşivi içinde; başında "seçki" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. seçki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seçki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seçki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEÇKİNLEŞMEK
SEÇKİNCİLİK, SEÇKİNLEŞME
SEÇKİNLER, SEÇKİNLİK
SEÇKİNCİ, SEÇKİNER
SEÇKİN
SEÇKİ
SEÇKİ
Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji.
SEÇKİNLEŞMEK
Seçkin duruma gelmek.
SEÇKİNLEŞME
Seçkinleşmek durumu.
SEÇKİNLER
Bir toplumda gücü ve saygınlığı olan toplumsal küme.
SEÇKİNER
Üstün, seçilmiş, beğenilen kimse.
SEÇKİNLİK
Seçkin olma durumu, mümtazlık.
SEÇKİNCİ
Seçkin kimselerden yana olan.
SEÇKİN
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.
SEÇKİNCİLİK
Seçkinci olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEÇKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEMAYÜZ
Başkalarına göre üstün duruma gelme, sivrilme, seçkinleşme.
İNTELİJANS
Aydın, seçkin kimse.
KALBURÜSTÜ
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen. Değerli, güzel. Başarılı.
DEĞME
Değmek işi, temas. Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele.
SEÇME
Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.
KAYMAK
Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
SEÇİLMİŞ
Seçerek ayrılmış, güzide. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar. Seçimle işbaşına gelen.
MÜMTAZ
Seçkin.
GÜLDESTE
Seçki.
ZÜPPE
Giyinişte, söz söyleyişte, dilde, düşünüşte toplumun gülünç ve aykırı saydığı yapmacıklıklara ve aşırılıklara kaçan. Seçkin görünmek için, bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen, snop.
RAFİNE
Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.). Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin.
ALTKÜLTÜR
Bir toplumun kültürel yapısına yeterince uyum sağlayamayan kültür. Ulusal ya da toplumsal kültürleri oluşturan kültür birimlerinden her biri. bk. köylü kültürü, halk kültürü, seçkin kültürü, özdeksel kültür. karşılığı altbölük. Hücrelerin çoğalmalarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi.
GÜZİDE
Seçkin, seçilmiş, seçme. Aydın, okumuş, seçkin (kimse).
ANTOLOJİ
Seçki.
HAVAS
Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.
MUTENA
Özenilmiş, özenli bir biçimde yapılmış. Seçkin, önemli.
ANTOLOJİK
Seçki ile ilgili.
ELİT
Seçkin.
SERÇİN
Mekiğin parçalarından her biri. Seçme, seçkin olan.