Sonu SEBE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sebe" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sebe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sebe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BİLMÜNASEBE, BAŞMUHASEBE

8 harfli kelimeler

MUHASEBE, MIHASEBE

6 harfli kelimeler

HÖSEBE, MESEBE

4 harfli kelimeler

SEBE

Bazı kelimelerin anlamları

SEBE

Çaba.

MIHASEBE

Muhasebe.

MESEBE

Arapça kökenli mesâbe: mesabe.

BAŞMUHASEBE

Osmanlı maliyesinde, bugünkü Sayıştayın işini yapan daire.

MUHASEBE

Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme. Hesap işlerinin yürütüldüğü yer. Hesapların bütünü. Hesap işleriyle uğraşma.

BİLMÜNASEBE

Sırası gelince, sırası düşünce.

HÖSEBE

Saf, beceriksiz kişi.

  -   -   -  

Anlamında SEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ALERJEN

Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

APTALLAŞTIRMAK

Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

ANTİJEN

Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.