SEBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sebe" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. sebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SEBEPLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

SEBEPLENDİRME

11 harfli kelimeler

SEBEPSİZLİK, SEBEPLENMEK

10 harfli kelimeler

SEBEPSİZCE, SEBELENMEK, SEBEPLENME

9 harfli kelimeler

SEBEBİYET, SEBEBİYLE, SEBELEMEK, SEBENARDI

8 harfli kelimeler

SEBEPSİZ, SEBENOBA

7 harfli kelimeler

SEBELEP, SEBEPLİ

5 harfli kelimeler

SEBET, SEBEP, SEBEN, SEBEH, SEBEF, SEBEB

4 harfli kelimeler

SEBE

Bazı kelimelerin anlamları

SEBE

Çaba.

SEBEBİYLE

Nedeniyle.

SEBEPLENDİRME

Sebeplendirmek işi.

SEBEPSİZLİK

Sebepsiz olma durumu.

SEBELEMEK

Çabalamak, çırpınmak. Biraz varlık edinmek, zenginlemek. Çiselemek, az az yağmak.

SEBEPLENMEK

Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.

SEBENARDI

Bolu şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SEBEPLİ

Sebebi olan.

SEBELEP

İnce ince yağan yağmur.

SEBEPSİZ

Sebebi olmayan, nedensiz. Bir sebebi olmadan.

SEBEPLENDİRMEK

Sebeplenme işini yaptırmak.

SEBENOBA

Hatay ilinde, Yeditepe bucağına bağlı bir yer.

SEBEPSİZCE

Bir sebebi olmaksızın.

SEBEBİYET

Bir şeye, bir olaya sebep olma, yol açma.

SEBELENMEK

Baş dönmesinden dolayı sağa sola sallanmak.

SEBEPLENME

Sebeplenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

ALERJEN

Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

APTALLAŞTIRMAK

Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ANTİJEN

Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.