Kelimeler arşivi içinde; başında "sebe" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. sebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEBEPLENDİRMEK
SEBEPLENDİRME
SEBEPSİZLİK, SEBEPLENMEK
SEBEPSİZCE, SEBELENMEK, SEBEPLENME
SEBEBİYET, SEBEBİYLE, SEBELEMEK, SEBENARDI
SEBEPSİZ, SEBENOBA
SEBELEP, SEBEPLİ
SEBET, SEBEP, SEBEN, SEBEH, SEBEF, SEBEB
SEBE
SEBE
Çaba.
SEBEBİYLE
Nedeniyle.
SEBEPLENDİRME
Sebeplendirmek işi.
SEBEPSİZLİK
Sebepsiz olma durumu.
SEBELEMEK
Çabalamak, çırpınmak. Biraz varlık edinmek, zenginlemek. Çiselemek, az az yağmak.
SEBEPLENMEK
Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.
SEBENARDI
Bolu şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEBEPLİ
Sebebi olan.
SEBELEP
İnce ince yağan yağmur.
SEBEPSİZ
Sebebi olmayan, nedensiz. Bir sebebi olmadan.
SEBEPLENDİRMEK
Sebeplenme işini yaptırmak.
SEBENOBA
Hatay ilinde, Yeditepe bucağına bağlı bir yer.
SEBEPSİZCE
Bir sebebi olmaksızın.
SEBEBİYET
Bir şeye, bir olaya sebep olma, yol açma.
SEBELENMEK
Baş dönmesinden dolayı sağa sola sallanmak.
SEBEPLENME
Sebeplenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
ALERJEN
Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
APTALLAŞTIRMAK
Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AMİL
Etken, etmen, sebep, faktör.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
AKSIRTMAK
Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.