Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saçı" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saçı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında saçı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saçı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEYTANSAÇI
GELİNSAÇI
ARAPSAÇI
CİNSAÇI
SAÇI
SAÇI
Gelinin başından aşağı saçılan çiçek, şeker, arpa, para vb. şeyler. Düğün armağanı.
GELİNSAÇI
Baharda kırlarda açan, çiçeklerinin ucu mor, dipleri beyaz bir çeşit çiçek.
CİNSAÇI
Küsküt.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
ŞEYTANSAÇI
Küsküt.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FAVORİ
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Gözde.
DAZLAKLAŞMAK
İnsanın tepesindeki saçı dökülmüş olmak, dazlak duruma gelmek. Saçlarını ustura ile kazıtmak.
DEHHAŞ
Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.
KIRÇIL
Kırlaşmaya başlamış, kır renkli. Bu renkte saçı olan.
KİREÇLENMEK
Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.
DAMDAZLAK
Saçı olmayan (kimse).
BRİYANTİN
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
ÇAVMAK
Güneş doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. Cıvmak.
BAHNAME
İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların, resimlerin bulunduğu eser.
KÜSKÜT
Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki, şeytansaçı, bağboğan (Cuscuta).
DÖKÜNTÜ
Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.
DÜTTÜRÜ
Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
DIMDIZLAK
Çırçıplak. Saçı dökülmüş (kimse). Elindeki her şeyini, imkânlarını yitirmiş.
DAZLAK
Başında saçı olmayan (kimse, baş), daz.
JÖLE
Meyve suyunun şekerle kaynatılmasıyla istenilen yoğunlukta elde edilmiş şekerleme. Et suyunun soğuduktan sonra gevşek ve esnek bir kıvam almış durumu. Saçın düzgün bir biçimde uzun süre kalmasını sağlayan yağlı, parlak ve yapışkan madde.
AŞÜFTE
Oynak, açık saçık kadın, kokot.
ÇÖZMEK
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.
KEL
Saçı dökülmüş olan (kimse). İçinde az eşya bulunan. Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki). Gelişmemiş, cılız (bitki).