Kelimeler arşivi içinde; başında "savma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. savma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu savma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde savma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAVMACILIK
SAVMACI
SAVMAK
SAVMA
SAVMA
Savmak işi.
SAVMACI
Savma işi yapan kimse.
SAVMACILIK
Savmacının işi.
SAVMAK
İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak. İşleyip geçmek, etki etmek. Geçirmek. Sıkıcı bir durumu geçirmek, atlatmak, savuşturmak, defetmek. Vakti geçmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAVMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.
ŞİŞİRMECE
Baştan savma, kötü (iş).
DEFETMEK
Kovmak. Savmak, savuşturmak.
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
SAVDIRMAK
Savma işini yaptırmak.
GELİŞİGÜZEL
Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.
GEÇİŞTİRMEK
Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.
ŞİŞİRMEK
Şişkin bir duruma getirmek. Baştan savma iş görmek. Abartmak. Bir sözü veya yazıyı gereksiz yere uzatmak.
KAPKAÇÇI
Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.
ISMARLAMA
Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.
DEF
Savma.
SUDAN
Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.
KOVMAK
Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.
PAKETLEMEK
Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.
UĞRATMAK
Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.
SAVILMAK
Savma işine konu olmak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ŞİŞİRME
Şişirmek işi. Şişirilmiş. Baştan savma, kötü iş.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
ÜSTÜNKÖRÜ
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, baştan savma yapılan. (üstü'nkörü) İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, üstten.