SARKIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sarkık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. sarkık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sarkık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sarkık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SARKIK

Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek.

SARKIKLIK

Sarkık olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında SARKIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SARKIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DERMATOSEL

Deri ve deri altı dokuların hipertrofisi sonucu derinin bu gevşek kıvrımlar arasında sarkık görünümüyle belirgin bozukluk.

KOPÇAL

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir çeşit ceket.

LOHİKOYUNU

Pakistan'ın kuzeyinde bulunan, yapağı ve et veriminden yararlanılan, yapağı rengi beyaz, baş ise genellikle sarımsı kahverengi, siyah veya kahverengi olan, büyük ve sarkık kulaklara sahip, ayrıca kulaklar genellikle saçaklı olan ve bu özelliğiyle ayırt edilen boynuzsuz koyun ırkı.

AVURTLAK

Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan. Başak tutmak üzere olan ekin. Yanakları büyük olan. Büyük ağızlı. Giysinin uygun gelmeyip kabarık kalması. Kemiriciler (Rodentia) takımından, Güneydoğu Anadolu ve Kafkaslarda yaşayan altın sarısı renkli bir memeli türü.

HOLLİK

Biçimsiz, bol, sarkık elbise. Biçimsiz elbise giyen kimse. Tavında olan toprak. Küçük çukur. Yuvarlak taş.

DRAHTHAARKÖPEĞİ

Yirminci yüzyılın ilk yıllarında, Alman Poyıntıri, tel tüylü Griffon, Poyıntır. Bloodhound ve Airedale ırkı köpeklerin dikkatli bir biçimde birleştirilmesiyle geliştirilen, vücut hatları zarif, sağlam görünüşlü, gözleri siyah ve berrak, kulakları orta uzunlukta ve sarkık, tüyleri sert ve kaba, kaşları ve sakalları çalı gibi sert, rengi siyahtan biraz açık kestane rengine kadar değişen renklerde, dengeli, canlı, güçlü, sahibine karşı çok duygulu, diğer köpeklere karşı kıskanç, atalarının en iyi niteliklerini almış, koku alma duyusu mükemmel, güvenli ve zeki, avcılık özelliği iyi gelişmiş ve av köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

DUROCDOMUZU

Amerika'dan köken alan, biri New Jersey'de bulunan Jersey Red diğeri ise New York'ta bulunan Duroc olarak iki farklı soyu bulunan, renk bakımından büyük varyasyonlar gösteren, ancak kabul edilen uygun renkler açık altın sarısıyla kırmızıya çalan kahverengi arasındaki renklerde, orta irilikte kulakları sarkık ve hızlı büyüme oranına sahip domuz ırkı.

DOBERMAN

Almanya'dan köken alan, muhtemelen eski kısa tüylü çoban köpekleri, Rottweiler, siyah ve ten rengi Teriyer, Alman Pinşır ve bazı kaynaklara göre bunlara ilaveten Beauceron ve İngiliz tazısı ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu 1860'lı yıllarda Almanya'da geliştirilmiş, zarif fakat adaleli, çok güçlü, göğsü derin, sırtı kısa ve adaleli, boynu zarif, derisi vücudunu sıkı saran, tüyleri kısa sık ve sert, rengi genelde siyah veya siyah-pas rengi, mavimsi gri, kızıl veya açık kahverengi olanlarına da rastlanan, kulaklar genellikle 12 haftalıkken kesilen, kesilmediğinde ise av köpeği şeklinde sarkık duran, bacakları yere dik basan, yürüyüşü elastik ve zarif, yüzyıldır mükemmel bir bekçi köpeği olarak yetiştirilen, azimli, enerjik ve güçlü, oldukça zeki ve eğitimi kolay, korkusuz ve kendine güvenen fakat vahşi olmayan, doğal olarak sahibini ileri derecede koruyan, iz sürme, bekçilik, koruma, polis ve ordu görevleri, arama ve kurtarma, terapi köpekliği, itaat yarışmaları olmak üzere pek çok alanda yetenekli köpek ırkı, Doberman pinşır.

LADİN

Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea).

HUKOYUNU

Dalgalı düzgün kuzu derisine sahip, erken seksüel olgunluğa ulaşan, mevsim dışı çiftleşme yeteneğine sahip, doğurgan ve sıcak, nemli iklimlere uyum sağlayabilen, bütün yıl boyunca ahırda yetiştirilen, Moğol koyunlarından köken alan ve Çin'de bulunan, uzun süren yapay seleksiyon ve iklime uyma işlemleri sonucu geliştirilmiş, yapağısı beyaz ve heterotipik liflerden ibaret, kulaklar büyük ve sarkık ve gözler dışarı doğru çıkık, burun çizgisi konveks, boyun ve vücut uzun, göğüs dar, bacaklarsa uzun, kuyruk kısa ve yukarı kısmı yuvarlak, dişi ve erkekleri boynuzsuz olan ırk.

AVIRTDAK

Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan.

AFRİCANDERSIĞIRI

Güney Afrika'da yerli ırklardan geliştirilen, orta irilikte, büyük sarkık kulaklı, boğaları tipik hörgüçlü, beyaz yana doğru uzayan boynuzlu, ısıya dirençli sığır ırkı.

BIRTLAK

Fazla olgun: Bırtlak üzüm sevmem. Patlak (göz hakkında). Sarkık (yanak hakkında). Hamurdan yapılan bir yemek, lokma.

AVIRTLAK

Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan. Başak tutmak üzere olan ekin. Akdeniz bölgesinde, üzüm mevsiminde sarı çiçek açan, geniş yapraklı bir ot.

GELER

Atın kuyruğunun sarkık durumu. Kertenkeleye benzeyen bir çeşit bayvan. Kayalardan oyularak yapılan oda.

KOPARAN

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.

PART

Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.

HIŞDEYH

Hayvanların gerd anlarındaki sarkık deri: Bu cönge yaman hışdeyhli mal olajah.

KAYKI

Kızak. Arkaya doğru eğik, eğri. Kurumuş, bozulmuş, bayatlamış : Bu ekmek çok kaykı. Büyük sözü dinlemeyen, arsız çocuk. Tembel. Sert, çok sağlam. Dik olmayan, meyilli, sarkık.

KARAKAŞ

Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun.