Sonu SARKMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sarkma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sarkma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sarkma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sarkma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SARKMA

Sarkmak işi.

  -   -   -  

Anlamında SARKMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SARKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CUSHİNGSENDROMU

Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

SARKITMAK

Bir şeyin sarkmasını sağlamak. Asmak, darağacına çekmek.

AĞMAK

Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.

SALKIMAK

Gevşeyip sarkmak, pörsümek.

MİYELOSEL

Omurilik ve onu saran zarların kese içerisinde omurgadaki bir açıklıktan dışarıya sarkması.

SARKIŞ

Sarkma işi.

BLASTOGENEZİS

Döllenmeyle başlayan, blastositin zona pellucidadan sarkmasıyla son bulan, döllenmiş yumurtanın hücresel bölünme aşamalarını gerçekleştirdiği dönem.

SARKABİLMEK

Sarkma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PROLAPSUS

İnme, sarkma, düşme, organların normal yerinden oynaması, sarkması. Bir organın yapısal yetersizlik veya bağlarının gevşemesi nedeniyle bulunduğu yerden ayılarak aşağıya sarkması, çıkması veya düşmesi.

SALKILANMAK

Sölpüyüp sarkmak.

SARHMAH

Sarkmak, sallanmak.

ANDALLAMAK

Dikişi seyrek seyrek dikmek: Bize gel de şu yorganı andallayıver. Deve yürüyüşü gibi geniş ve büyük adımlarla yürümek. Bir işi baştan savma yapıp bırakmak. Kollamak, gözlemek, takip etmek: Şu adamı andalla, nereye gidecek bakalım. Bir tarafa sarkmak, eğilmek: Evin duvarı andalladı. Tarlayı andallara, evleklere ayırmak.

PÖRSÜMEK

Gevşeyip sarkmak, porsumak.

BASIKMAK

Yük altında ezilmek, çökmek. Hayvanlar daha çok sığır, kısrak çiftleşmek. Yük altında ezilmek. Bel vermek, sarkmak.

ÇOĞMEK

Alçalmak, aşağı sarkmak: Şu dalı çoğdürsene. Herhangi bir insan veya bitki birdenbire boy atmak. Alçalmak, aşağı inmek.

ARKMAK

Yardım etmek: Bana biraz arkıver de şu iş çabuk bitsin. Bir şey arkaya sarkmak. Sarkmak, ağır gelmek: Eşeğin yükü sağına arkmış.

AKROKORDON

Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

ENMEK

İnmek (Kuşu). İnmek. Sarkmak.

TORBALANMAK

Torbalama işi yapılmak. Gevşeyip sarkmak.