Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sarak" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sarak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sarak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sarak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALAFASARAK
SANSARAK
KISARAK, BASARAK
SARAK
SARAK
Yapı yüzeylerinde yatay, enli, az çıkıntılı, süslü veya düz silme.
KISARAK
Daha kısa.
BASARAK
Görme kuvveti.
ALAFASARAK
Yeni yetme.
SANSARAK
Bursa şehri, İznik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEKREŞENDO
Sesi gittikçe kısarak (çalmak).
TAPTAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak. 1.Toprağı ayakla ya da başka bir araçla basarak düzeltmek. 2.Ekini biçilmiş ve kaldırılmış toprağın yüzünü tırmıkla vurarak bastırmak, düzeltmek. Dövmek. Basmak, çiğnemek.
GIYPITMAK
Gözünü kısarak yan bakmak.
BAYMAL
Yürürken ayak uçlarını içeriye doğru basarak yürüyen kişi.
PATIRTI
Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
SIRPATLAMAK
Surat asarak direnmek inatçılık etmek.
TEPMEK
Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.
TABTAMAK
Ham toprağa uzun süre basarak yol açmak. Arazide yol açmak; yol yapmak.
YUMMAK
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek.
CAGGIL
Omuzda iki kap su taşımak için uçlarına çengel takılmış sırık. Omuzluk; çiğindirik; iki ucundaki çengellere kova ve benzerleri asarak taşımaya mahsus alet.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
PIRKITMAK
Erik, kayısı ve benzerleri meyvelerin basarak içini çıkartmak.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
DÖĞNEMEK
İş için bir kimseye tekrar tekrar baş vurmak. Vücuda sindirmek, sahip olmak. Ayak üstünde kalmak: Evde döğnedim kaldım. Kazılmış, yumuşak toprağı basarak ezmek, çiğnemek. Yağmur bir yere çarparak yağmak. Top ve tüfek atışı aynı yere tekrar tekrar yapılmak.
İP
İplik. Asarak öldürme cezası.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
PERDEDARİ
İran'da, arkalarına, Peygamber ailesinin başından geçen acıklı olayları gösteren resimli gergi asarak bunun önünde öykü anlatanlara verilen ad.
TISMAK
Korkup susarak bir köşeye büzülmek, sinmek.
EŞGİMEK
Ekşimek. Surat asmak, surat asarak küfretmek.