Kelimeler arşivi içinde; başında "sarak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. sarak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sarak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sarak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SARAK
Yapı yüzeylerinde yatay, enli, az çıkıntılı, süslü veya düz silme.
SARAKACI
Alaycı, müstehzi.
SARAKA
Alay, istihza.
Bu bölümde tanımı içerisinde SARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
TABTAMAK
Ham toprağa uzun süre basarak yol açmak. Arazide yol açmak; yol yapmak.
CAGGIL
Omuzda iki kap su taşımak için uçlarına çengel takılmış sırık. Omuzluk; çiğindirik; iki ucundaki çengellere kova ve benzerleri asarak taşımaya mahsus alet.
YUMMAK
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek.
TAPTAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak. 1.Toprağı ayakla ya da başka bir araçla basarak düzeltmek. 2.Ekini biçilmiş ve kaldırılmış toprağın yüzünü tırmıkla vurarak bastırmak, düzeltmek. Dövmek. Basmak, çiğnemek.
EŞGİMEK
Ekşimek. Surat asmak, surat asarak küfretmek.
İP
İplik. Asarak öldürme cezası.
PERDEDARİ
İran'da, arkalarına, Peygamber ailesinin başından geçen acıklı olayları gösteren resimli gergi asarak bunun önünde öykü anlatanlara verilen ad.
SIRPATLAMAK
Surat asarak direnmek inatçılık etmek.
PATIRTI
Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
TEPMEK
Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.
PIRKITMAK
Erik, kayısı ve benzerleri meyvelerin basarak içini çıkartmak.
GIYPITMAK
Gözünü kısarak yan bakmak.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
DEKREŞENDO
Sesi gittikçe kısarak (çalmak).
TISMAK
Korkup susarak bir köşeye büzülmek, sinmek.
BAYMAL
Yürürken ayak uçlarını içeriye doğru basarak yürüyen kişi.
DÖĞNEMEK
İş için bir kimseye tekrar tekrar baş vurmak. Vücuda sindirmek, sahip olmak. Ayak üstünde kalmak: Evde döğnedim kaldım. Kazılmış, yumuşak toprağı basarak ezmek, çiğnemek. Yağmur bir yere çarparak yağmak. Top ve tüfek atışı aynı yere tekrar tekrar yapılmak.