Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sancak" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sancak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sancak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sancak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SANCAK
Bayrak, liva. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. Gemilerin sağ yanı. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.
BASANCAK
Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. İnce ağaçtan yapılan kızak.
KARASANCAK
Muhammet Peygamberin, Topkapı sarayı müzesindeki siyah renkli sancağının adı.
ÜÇSANCAK
Eskiden Kars, Ardahan ve Batum sancaklarına topluca verilen ad.
Bu bölümde tanımı içerisinde SANCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LİVA
Sancak. Tuğgeneral. Tugay.
MUTASARRIF
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran. Sancak beyi.
MÜSELLİM
Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi.
SEKBAN
Osmanlılarda, sınır boylarında görev yapan bir asker sınıfı. Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir asker sınıfı.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
DÖRTTEK
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer tek küreği olan tekne.
MUTASARRIFLIK
Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.
DÖRTÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde dörder küreği olan tekne.
İKİÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer küreği olan tekne.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
SEKİZÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde sekizer küreği olan tekne.
BEYLERBEYİ
Sancak beylerinin başı.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
BAN
Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
SEKİZTEK
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde dörder küreği olan tekne.
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Bir şeyin kenarı. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin başı, tepesi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir uzaklığın son noktası. Bir şeyin baş veya son noktası.
YATAKÇI
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse.