Sonu SALMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "salmak" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu salmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında salmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde salmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

HÜMSALMAK, SÜRSALMAK

8 harfli kelimeler

KISALMAK, FISALMAK, FOSALMAK, GASALMAK, GOSALMAK, HASALMAK, KASALMAK, KOSALMAK, POSALMAK, PUSALMAK, SUSALMAK

6 harfli kelimeler

SALMAK

Bazı kelimelerin anlamları

SALMAK

Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek. Saldırmak. Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek. Sürmek. Uğratmak. Gemi demir üzerinde dört yana dönmek. Üzerine yürütmek. Koymak, katmak. Sarkıtmak. Yollamak, göndermek. Vergi yüklemek.

KOSALMAK

Gururlanmak, övünmek.

HASALMAK

Hasta iyileşmek.

GASALMAK

Kendini beğenmek.

SÜRSALMAK

1.Saldırmak. 2.Paldır küldür bir yere girmek. Saldırmak.

GOSALMAK

Gururlanmak, böbürlenmek.

FISALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

PUSALMAK

Sislenmek.

SUSALMAK

Susamak.

HÜMSALMAK

Atılmak, saldırmak.

FOSALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

KASALMAK

Gururlanmak, büyüklenmek, övünmek. Onurlanmak.

KISALMAK

Kısa duruma gelmek. Süresi azalmak.

POSALMAK

Posalaşmak, (meyva) çürümek.

  -   -   -  

Anlamında SALMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖCEKLENMEK

Ekin uygun koşullar içinde büyümek, yükselmek. iftihar etmek, öğünmek. Böbürlenmek, kasalmak, tefahur etmek. Süslenmek. Güzelliği ile meydana çıkmak.

OYUMLAMAK

Bitki kök salmak, tutmak.

SAVAKLAMAK

Suyu arklara salmak.

KALVERMEK

Salmak, koyvermek.

ÇANAKLAMAK

Ekin iyice kök salmak. Ağaçların dibini çukurlatmak.

GUVERMEK

Hafif yanmak. Kızarmak. Bırakmak, salmak.

KOYUVERMEK

Salmak, serbest bırakmak. Bir yere bırakmak, koymak. Oluruna bırakmak.

SALMA

Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.

GÜVERMEK

Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Filizlenmek. Yorgunluktan yüz morarmak. Bırakmak, salmak. Gevremek. Yiyecek bozulmak. Yeşermek.

FİRALANMAK

Tahıl alt ve üstüne saçak salmak, çimlenmek.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

GORLAŞMAK

Alışkanlık edinmek, alışmak. Dal budak salmak, azmak. Odun ve kömür köz haline gelmek. Başkalarına zarar vermek. Toplanmak, birikmek. Çabuk ve hırsla yemek.

KÖKLENMEK

Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak. Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

KATMAK

Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. Bir araya getirmek. Birlikte göndermek. Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak.

KISALMA

Kısalmak işi.

KÖKLEŞMEK

Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak.

TİTRETMEK

Titremesine yol açmak. Korku salmak.

ÇİHARMAK

Çıkarmak. İlan etmek, haber salmak. İçerden dışarı almak. 3 .Ortaya koymak. Tebliğ etmek. Soymak, yüzmek. Açmak, örtüyü kaldırmak. Oymak, içini boşaltmak.

GÖĞLEMEK

İlkbaharda hayvanları taze ota salmak.